Avusturyalı Sosyal Demokratlar ile Aşırı Sağ Parti Türkiye için referandum istiyor
Avusturya'da Türkiye-AB ilişkileri bağlamında ilginç gelişmeler yaşanıyor. Avusturyalı Aşırı Sağ Parti FPÖ'den sonra Avusturya Sosyal Demokrat Parti SPÖ'de Türkiye'nin AB üyeliği konusunda ülkede referandum yapılması istiyor.
Konuyla ilgili Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesinin haberi şöyle:
''Avusturya'nın SPÖ partisinde, Avrupa politikaları konularında değişim rüzgarları esiyor. Sosyal demokrat parti yetkilileri, Türkiye'nin muhtemel bir AB üyeliğinin AB'nin şu andaki yapısını zorlayacağını belirtirken, bu konuda bir referandumun yapılması gerektiğini söylüyorlar.''
Kaynak:
www.abhaber.com ... »
Fransa Cumhurbaşkanlığı Sarayı Elysee’den üst düzey bir kaynak, Paris’in dün başlayan dönem başkanlığının Türkiye pozisyonunu anlattı.
’Türkiye ne demokrat ne Avrupalı, parti kapatma fark etmez’
İşte mesajlar:
Türkiye’nin üyeliğine karşı çıkmaya devam edeceğiz. Yakın ortaklıktan yanayız.
Müzakerelerde ortaklık başlıkları açılacak. Beş üyelik başlığını veto edeceğiz. Almanya da öyle.
Türkiye, ne demokratik ne de Avrupalı. AKP’ye kapatma davası ise Fransa’nın şüphelerini kanıtlıyor.
Atatürk Türkiye’nin laikleşmesini AB perspektifi olmaksızın gerçekleştirdi.
FRANSA Cumhurbaşkanlığı’na göre Türkiye ne "demokratik" bir ülke, ne de Avrupalı. Bu nedenle Türkiye’nin Avrupa’ya entegrasyonuna karşı çıkıyor ve dün başlayan altı aylık AB dönem başkanlığı süresince karşı çıkmaya da devam edecek.
Dün altı aylık dönemle ilgili Elysee’nin basına yönelik bilgilendirme toplantısında, Fransa’nın Türkiye’ye yönelik bilinen tutumu, üst düzey bir kaynak tarafından daha net ve "dışlayıcı" ifadelerle dile getirildi. Fransa’nın karşı tutumunu sürdüreceği, ancak dönem başkanı olarak, AB’nin ortak tutumunun "sadık sözcüsü" olacağı bildirildi.
AKP davasıyla ilgili yapılan yorumda ise "bunun hiç bir şeyi değiştirmeyeceği" belirtildi ve "Biz Elysee olarak, ne Türkiye’nin Avrupa’da olduğunu, ne de demokratik olduğunu söyledik" denildi. Fransa Cumhurbaşkanlığı değerlendirmesinde, "Atatürk Türkiye’nin laikleşmesini AB perspektifi olmaksızın gerçekleştirdi" gibi bir ifadeye de yer verdi.
Entegrasyona karşıyız
Dün Brüksel’den gelen bir grup gazeteciye yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi: "Fransa Cumhurbaşkanlığı olarak Türkiye’nin üyeliği konusunda herhangi bir fikir değişikliği bulunmamaktadır. Türkiye’yle Avrupa arasında mümkün olduğu kadar yakın bir ortaklık anlaşmasından yanayız. Türkiye’nin Avrupa’ya entegrasyonuna ise kararlı bir şekilde karşıyız. Bu konuda herhangi bir fikir değişikliği bulunmuyor."
AKP davası hukuk icadı
AKP’nin kapatılmasına yönelik davanın Türkiye’ye yönelik pozisyonu değiştirmediği, sadece Elysee’nin, Türkiye’nin AB’ye uyum sağlaması konusundaki şüphelerini kanıtladığı belirtildi. Elysee, bu davanın Türkiye’nin üyeliğini destekleyenlerin "dikkatine" sunulduğunu belirterek, davayı "hukuki icat" olarak adlandırdı ve şöyle devam etti: "AKP’ye yönelik kapatma davasını, Türkiye’nin katılımını hızlandırmak isteyenlerin dikkatine sunuyoruz. Ama temelde bu bir şey değiştirmiyor. Türkiye’yle mümkün olan yakın ortaklıktan yanayız. Türkiye’deki demokrasi sorununun ise Avrupa’ya entegrasyonla ilgisi yok."
Açılmayacak başlıklar
Elysee şöyle devam etti:
"Açılmaya hazır olan başlıklarla ilgili tutumumuz gayet basit. Ortaklıkla uyumlu tüm başlıklar açılacak. Entegrasyonla uyumlu başlıklar ise açılmayacak. Ne Hırvatistan’la ne Türkiye’yle sorun yaratılmasından yana değilim. Ancak başlıkların açılması konusunda oybirliği gerekiyor. Katılımla ilgili başlıklarda Fransa veto kullanacak. Zaten Almanya da aynı tutum içinde. Bu konuda yalnız değiliz. Aynı pozisyona sahip çok sayıda ülke var. Üyelikle ilgili beş başlığın açılmasını engelleyeceğiz".
Kaynak:
www.abhaber.com ... »
Financial Times'a göre, AKP muhafazakar olsa da popüler ve liberal bir parti, aynı zamanda İslam'ın modern yüzünü temsil ediyor. "Umutlar AKP'yi devirmeye yönelik bu teşebbüsün, kısa sürede ve tamamen bertaraf edilmesi yönündedir" diyen gazete, Avrupa Birliği'ne de bir çağrıda bulunuyor. Financial Times, "Avrupa Birliği, Türkiye'nin birliğe katılımı konusunda fazla telaişa kapılmayı da artık bir kenara bırakmalıdır" diyor. Yazı şöyle noktalanıyor:
"Bu kriz Avrupa Birliği için de bir uyarı niteliğinde olmalıdır. Avrupa Birliği Türkiye'yle bütünleşme konusundaki tereddütlü yaklaşımı üzerinde yeniden düşünmelidir. Eğer birlik üyesi ülkeler bugüne dek sürekli üyelik çıtasını yükseltmek yerine Türkiye'ye üyelik için net ve iyimser bir takvim sunsalardı, hem generaller hem de AKP Avrupa hedefi üzerinde odaklanmış olurdu. Avrupa Birliği, Türkiye'ye yönelik kaçamak tavrına ve Türkiye konusundaki bölünmüşlüğüne son vermelidir. Ancak bugün, bunun için çok geç."
Kaynak:
www.abhaber.com ... »
Öger: Genişlemenin durdurulmasıyla yeni üye almamak aynı şey değildir
Avrupa Parlamentosu Alman Sosyal Demokratların grup toplantısında İrlanda referandumu sonrası genişlemenin durdurulmasıyla ilgili tartışma yaşandı.
Lizbon anlaşmasının İrlanda'da reddedilmesi sonrası artık AB'ye yeni bir üyeyi almayarak genişleme sürecini durdurulması gerektiğini söyleyen Alman Sosyal Demokrat Helmut Kuhne,'' artık doğruları konuşmalıyız. Bir ülkeyi alacak durumda değiliz. Genişleme sürecinin durdurulması gerekiyor görüşüne karşı toplantıda söz alan Alman Sosyal Demokrat Vural Öger şunları söyledi:
''Beş yüz bin İrlandalı referandumda hayır dediği için Avrupa'nın ihitiyacı olan reformlardan vazgeçmek ve genişleme sürecini durdurmak büyük yanlış olur. AB olarak müzakere yaptığımız ülkelere verilmiş sözümüz var. AB'ye yeni üye almamak ile müzakerelerin durdurulması aynı şeyler değildir. Bunlar birinden farklı şeylerdir. Lizbon'un faturası genişleme sürecine kesilmemeli. Yeni anayasa üzerinde uzlaşı sağlananınca ya kadar yeni üye alınmayabilir. Ama müzakere süreçleri mutlaka devam etmelidir. Bu AB'nin geleceği,saygınlığı ve Batı Balkanların istikrarı ve güvenliği açısından hayati önem taşımaktadır.''
Kaynak:
www.abhaber.com ... »