Atatürk www.turkishvision.com
Home | İletişim | Üye girişi EnglishEnglish | TürkçeTürkçe | DeutschDeutsch
Arama
Ana sayfa
Güncel
Forum
Forum Yorumlar
Duyurular
Ekonomi
Sağlık
Yaşam
Bilim & Teknoloji
Kültür & Tarih
Serbest Yorumlar
Şikayetler
Anketler
Komik
Fıkralar
Atom Santraline karşı imza kampanyası
Serbest yorum yaz
Duyuru yaz
Şikayet yaz
Sinop
Üye girişi
Üye ol
Şifremi gönder
Sayfayı öner
İletişim
Sponsorlarımız
Email
Kendimiz hakkında
Sunday, 5. September 2010
Forum - Yorumlar
Sinop'ta atom santrali istemiyoruz! - Nükleer enerjiye hayır?
15.02.2007 Yorum yaz Yorumlar: 69

25.04.2010 1003
Üye: sinop-portal
Sağlık Bakanlığı'ndan Çernobil raporu
Sağlık Bakanlığı, Çernobil kazasının 24. yıldönümünde 'Çernobil Nükleer Reaktör Kazası ve Türkiye Üzerindeki Etkileri' konulu bir çalışma yaptı.

Bakanlık, Karadeniz bölgesinin, kanser verileri açısından diğer bölgelere göre bir farklılık göstermediğini vurguladı.

Çalışmada, "Trakya ve Doğu Karadeniz bölgelerinde o tarihlerde yaşayan insanlarımızın aldığı radyasyon dozunun yaklaşık bir akciğer grafisinde alınan doza yakın olan 59 milirem, diğer yörelerde yaşayan insanlarımızda ölçülen radyasyon dozunun ise 50 milirem olduğu tespit edilmiştir." denildi.

Çalışmada, olayın üzerinden geçen 20 yıllık süreçte Karadeniz bölgesinde yaşayanlarda büyük bir tedirginliğin hakim olduğu, bu tedirginliğin sebebinin ise Çernobil kazasından sonra bölgedeki kanser vakalarının artmasına yönelik yaygın inanış olduğu vurgulandı.

Gelişmiş toplumlarda insan hayatını tehdit eden hastalıkların başında, kalp ve damar hastalıkları ile kanser hastalığının geldiği kaydedilirken; 1970'li yıllarda sebebi bilinen ölümler arasında 4. sırada yer alan kanserin, son yıllarda kalp-damar hastalıklarından sonra 2. sıraya yükseldiği ifade edildi. Yapılan projeksiyonlara göre, kanserin 2030 yılında tüm dünyada yılda 20 milyon yeni vaka ve 12 milyon ölümle 1. sıraya yerleşeceği belirtildi.

Bu çerçevede, Karadeniz Bölgesi'nde de kanser vakalarının arttığı, ancak bu artışın Türkiye'nin diğer bölgeleri ve dünya ile aynı paralelde oduğunun altı çizlidi. Artışın ağırlıklı sebepleri, 'Beklenen yaşam süresinin uzaması ve toplumda ileri yaş nüfus yüzdesinin artması', 'Tütün ve tütün ürünlerinde tüketimin artması', 'Bulaşıcı hastalıkların ve bunlara bağlı ölümlerin azalması', 'Yanlış beslenme ve yaşam alışkanlıklarının artması', 'Çevresel kanserojenlerin giderek önem kazanması', 'Kayıt sistemindeki düzelme ile gerçekçi sayılara ulaşılıyor olması' olarak sıralandı.

KARADENİZ'DE KANSER, DİĞER BÖLGELERDEN FARKLI BİR DAĞILIM VE ARTIŞ GÖSTERMİYOR

Çalışmada, geçmiş yıllarda yapılan Karadeniz Bölgesi Kanser ve Kanser Risk Faktörleri Araştırması'na atıflarda bulunuldu. Bu çalışma çerçevesinde, bölge hastanelerinin arşivlerinin taranarak son on yıla ait kanser verilerinin toplandığı ve kanser kayıt merkezlerinin verileri ile karşılaştırıldığı kaydedildi.

Trabzon'daki hastane arşivlerinde kadınlarda meme kanserinin yüzde 18, mide kanserinin yüzde 10.4, kolon kanserinin yüzde 8, kemik iliği kanserinin yüzde 6, troid bezi kanserinin yüzde 4.6, akciğer-bronş kanserlerinin yüzde 4.4 oranında tespit edildiği ifade edildi. Erkeklerde ise akciğer/bronş kanserlerinin yüzde 27.4, mide kanserinin yüzde 9.3, prostat bezi kanserinin yüzde 8.6, mesane kanserinin yüzde 6.9, kolon-rektum kanserlerinin yüzde 6.2 oranında olduğu aktarıldı.

İzmir Kanser Kayıt Merkezi'nin verilerine de yer verilen raporda, kadınlarda meme kanserinin yüzde 31.7, kolorektal kanserlerin yüzde 8.2, uterus kanserinin yüzde 5.7, bronş - akciğer kanserlerinin yüzde 4.6, serviks kanserlerinin yüzde 4.5, over kanserin yüzde 4 oranında tespit edildiği belirtildi. Erkeklerde akciğer-bronş kanserleri oranının yüzde 40.3, kolorektal kenserlerin yüzde 6.7, mide kanserinin yüzde 5.9, larinks kanserinin yüzde 4.9, mesane kanserinin yüzde 4.8, prostat bezi kanserinin yüzde 4 oranında olduğu kaydedildi.

Raporda, "Sonuç olarak elde edilen veriler karşılaştırıldığında, Karadeniz bölgesinde kanser, diğer bölgelerimizden farklı bir artış ve dağılım göstermemektedir." denildi.

Çalışmada, Hane Halkı Kanser Riski, Hastalık Yükü ve Kanser Farkındalığı Araştırma sonuçlarına da yer verildi. Radyasyona maruz kalmış bölgeler ve kontrol bölgelerinde kaba kanser görülme oranı ve hızlarında anlamlı bir fark görülmediğine dikkat çekildi. Radyasyona maruz kalan bögelerdeki tiroid kanserlerinde, radyasyon nedenini işaret eden DNA mutasyon bulgularına rastlanmadığı belirtildi.

Bakanlık, Radyasyon Yükü Ölçümü Araştırma sonuçlarına da dikkat çekti. Bu çalışmada da son 2-3 yıl içinde tıbbi amaçlı olanlar dışında, kromozom hasarlarında radyasyona maruz kalınma etkisine rastlanmadığı vurgulandı. Son yıllarda kanser kayıtları konusunda ciddi gelişmeler yaşandığı belirtilen çalışmada, "Karadeniz bölgesi kanser verileri açısından diğer bölgelerimize göre bir farklılık göstermemektedir." denildi.

ÇERNOBİL'DEN SONRA 58 BİN TON ÇAY, İMHA EDİLMİŞTİ

Çalışmada ayrıca şu ifadelere yer verildi: "Türk toplumunun Çernobil kazası sebebi ile maruz kaldığı etkinin, yaşadığı bölge dolayısı ile maruz kaldığı doğal radyasyon etkisine kıyasla önemsiz olduğu, yapılan ölçümlerle de ortaya konmuştur. Nitekim bu ölçümlerde Trakya ve Doğu Karadeniz bölgelerinde o tarihlerde yaşayan insanlarımızın aldığı radyasyon dozunun yaklaşık bir akciğer grafisinde alınan doza yakın olan 59 milirem, diğer yörelerde yaşayan insanlarımızda ölçülen radyasyon dozunun ise 50 milirem olduğu tespit edilmiştir.

Ancak, hafızalarda kalan yönüyle hoş bir seda bırakmayan, olası paniği önlemeye yönelik, amacını aşmış bir takım resmi beyanatlar o günden bugüne konunun üstünün örtülmeye çalışıldığı şeklinde yorumlana gelmiştir. Halbuki, Türk insanının büyük bir kısmının vazgeçilmez alışkanlığı olan çay konusunda yapılan bir denetim programı, bu arada gözden kaçmıştır. Bu denetim programı gereği, bilimsel olarak sağlığa zararlı olmadığı konusunda hem fikir olunduğu halde, sırf spekülatif yorumlara yol açmasın diye, büyük bir ekonomik kayıp da göze alınarak 58 bin ton çay imha edilmiştir. Doğu Karadeniz Bölgesi'nin diğer iki önemli ürünü olan fındık ve tütün ise hiçbir sorunla karşılaşılmadan, her türlü denetimden geçirilerek, başta AB ve ABD olmak üzere, ithalatta değişik limitler uygulayan ülkelere, aktivitelerine göre tasnif edilerek ihraç edilmiştir, halen de ihraç edilmektedir."

Ukrayna'nın Kiev kenti yakınlarındaki Çernobil Nükleer Güç Reaktörünün 4. ünitesinde, 26 Nisan 1986 günü erken saatlerde meydana gelen kaza sonrasında, atmsosfere büyük oranda füzyon ürünleri salındığı, 4 gün sonra öğrenildi.

Kazadan kaynaklanan radyoaktif salınım, 28 Nisan'da İskandinavya'nın güney ve orta bölgelerine yöneldi. 3 Mayıs Cumartesi günü Avrupa'nın büyük bir kısmı ile birlikte Bulgaristan ve Yunanistan üzerinden Trakya'yı etkisi altına aldı. İkinci bir salınımla Çernobil'den doğuya sürüklenen hava kütlesi, 7-9 Mayıs tarihlerinde Kırım Yarımadası'nın kuzeyinden ve Karadeniz üzerinden geçerek Türkiye'nin kuzey-doğu kıyılarına ulaştı. Trakya ve Doğu Karadeniz bölgelerinin o tarihlerde yağış alan yerlerinde, radyoaktif etkilenim ağırlıklı olarak hissedildi. Mevcut atmosferik koşullar ve hakim rüzgar yönleri nedeniyle, bu etkilenim homojen bir dağılım göstermedi.

(CİHAN)

Kaynak: www.zaman.com.tr ... »

10.03.2010 1001
Üye: sinop-portal
Türkiye ile Kore arasında nükleer işbirliği
Türkiye ile Kore arasında Sinop'ta nükleer enerji santrali kurulmasına ilişkin işbirliği protokolü imzalandı.
Türkiye-Kore İş Forumu çerçevesinde Türkiye ile Kore arasında Sinop'ta nükleer enerji santrali kurulmasına ilişkin İstanbul'da iş birliği protokolü imzalandı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Sinop'ta nükleer güç santralleri kurulması isteği ve kararlılığı içinde olduklarını ifade ederek, ''Bizim 2020 yılına kadar en az yüzde 10'lar seviyesinde bir nükleer güç santralini yakalamış olmamız lazım'' dedi.

Türkiye-Kore İş Forumu çerçevesinde Türkiye ile Kore arasında Sinop'ta nükleer enerji santrali kurulmasına ilişkin iş birliği protokolünün imza töreninde Yıldız, Türkiye-Kore İş Forumu'nda Karma Ekonomik Komisyonu Eş Başkanı olarak bulunduğunu vurgulayarak, ulaşımdan, bankacılığa kadar bir çok sektörde iş birliği için bir arada olduklarını anlattı.

Bunlardan en önemlisinin nükleer enerji santrallerinin kurulmasıyla alakalı işbirliği olduğunu dile getiren Yıldız, enerji çeşitlendirmesi çalışmalarında, Türkiye'nin enerji politikalarının önemli kalemlerinden bir tanesinin nükleer güç santrallerinin kurulması olduğunu belirtti.

Mersin Akkuyu'da Rusya Federasyonu ile geliştirmeye çalıştıkları bir işbirliği bulunduğunu kaydeden Yıldız, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Aynı zamanda Sinop'ta nükleer güç santrallerinin kurulması isteğimiz ve kararlılığımız var. Bunlardan en önemlisi Güney Kore ile geliştireceğimiz Sinop'taki nükleer güç santralinin kurulmasıyla alakalı işlemdir. Bugün burada bir ortak bildiri yayınlayacağız ve iyi niyet protokolü imzalamış olacağız.

Bunun arkasından çalışma gruplarımız kurulacak ve 3-4 aylık bir sürede bu anlaşmayı belli bir olgunluk seviyesine getirmeye çalışacaklar. Mutabık kalınması, ortak bir nokta bulunması halinde bir hedef fiyat uygulamasına ulaşılması halinde bu anlaşma daha da farklı bir düzeye çekilmiş olacaktır.''

Bakan Yıldız, Güney Kore'nin nükleer güç santralleri yapımıyla alakalı göstermiş olduğu 40 yıllık performansının örnek bir çalışma olduğunu vurgulayarak, Güney Kore'nin milli nükleer politikalarını önemli bir seviyeye getirdiklerini söyledi.

Yıldız, Güney Kore'nin 20 tane işletmede bulunan 8 tane de inşaat halinde bulunan ve 2020'ye kadar toplam 40'a çıkarmak istedikleri nükleer güç santralleriyle beraber, yüzde 55-57'lik bir enerji portföyünü temin etmek konusunda önemli bir nokta yakaladıklarını kaydetti.

Yıldız, ''Bizim 2020 yılına kadar en az yüzde 10'lar seviyesinde bir nükleer güç santralini yakalamış olmamız lazım. Minimum bu açıdan bu çalışmaların çok önemli olduğunu düşünüyorum'' dedi.

-'ORTAK YOK''

Kore Bilgi Ekonomisi Bakan Yardımcısı Young Hak Kim de, Kore'nin ve Kore&de kamu elektrik üreten kamu şirketi KEPCO Firmasının son 30 senede nükleer santraller konusunda uzmanlaştığını söyledi.

Kim, ''Bu törenden sonra Türkiye'de nükleer enerji santrali sisteminin tamamlanması için tüm gücümüzle çalışacağımıza söz veriyorum'' dedi.

Konuşmaların ardından Türkiye Elektrik Üretim A,Ş Yönetim Kurulu Başkanı Sefer Bütün ile Kore'nin elektrik üreten kamu şirketi KEPCO'nun Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Jun Yeon Byun arasında Sinop'ta nükleer santral kurulmasına ilişkin protokol imzalandı.

İmza töreninin ardından bir gazetecinin ''Sinop'ta kurulacak nükleer santral için başka ülkeler veya başka firmalardan talep gelmesi halinde bu değerlendirilir mi?'' sorusu üzerine Bakan Yıldız, Sinop'ta santral kurulması konusunda başka ülkelerden veya başka firmalardan talep gelmesi halinde değerlendirileceğini söyledi.

Bunu çok açık şekilde yaptıklarına dikkati çeken Yıldız, eğer finans açısından, yapım açısından daha cazip, daha uygun teklifler gelmesi durumunda, eş zamanlı çalışılmak kaydıyla o firmaların tekliflerinin de değerlendirilebileceğini kaydetti.

Bakan Yıldız, bir gazetecinin ''Hedef fiyattan bahsettiniz bu nedir'' sorusu üzerine, bunu rakam olarak söylemenin şu anda doğru olmadığını vurgulayarak, ilk olarak çalışma grupları oluşturarak, bir hedef fiyatlaması, fiyatta özellikle bir hedef oluşturmayı planladıklarını söyledi.

Diğer konulardaki şartları da, bu çalışma gruplarıyla ortaya koyduklarını dile getiren Yıldız, bu çalışmaların olgunlaşması için belli bir zamana ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Bir gazetecinin ''KEPCO bir fiyat mı önerecek?'' sorusuna da Yıldız, fiyatın önerilecekler arasında bir kalem olduğunu söyledi.

Yıldız, ''Biz en az 8-10 bin megavatlık bir nükleer güç santralinin Türkiye'de oluşmasını istiyoruz. O açıdan bu hedefimize ulaşmak için hem Akkuyu'nun, hem de Sinop'un eş zamanlı olarak çalışmalarına başlanması ve devam etmesi lazım'' şeklinde konuştu.

Yıldız, ''KEPCO'nun Türkiye'den bir ortağı olacak mı?'' sorusuna da ''Mutlaka olacaktır bunu önümüzdeki süreçte hep beraber göreceğiz'' dedi.

Bakan Yardımcısı Young Hak Kim de, şu ana kadar Türkiye'de bir ortakları olmadığını söyledi.

Kaynak: www.zaman.com.tr ... »

27.06.2008 904
Üye: sinop-portal
Manisa, rüzgarı elektriğe çevirdi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, enerjide bir kurtuluş, bir bağımsızlık savaşı verildiğini, bu savaşın da yerli ve yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak kazanılacağını söyledi.

Manisa'nın Sayalar ilçesinde Polat Enerji ile Demirer Enerjinin ortak yatırımı olan 34,2 megawat (mw) kurulu güçteki Sayalar Rüzgar Santrali devreye girdi.

Santralin açılış törenine, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Soner Aksoy, Manisa Valisi Celalettin Güvenç, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı Hasan Köktaş, Polat Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat, Demirer Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Önder Demirer, enerji bürokratları ve çok sayıda davetli katıldı.

Törende konuşan Bakan Güler, enerjide büyük oranda dışa bağımlı olan Türkiye'nin, enerjide bir kurtuluş, bir bağımsızlık savaşı verdiğini, bu savaşın da yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilerek kazanılacağını söyledi.

Sayalar'da binlerce yıl bu rüzgarın estiğini ama santral kurmanın kolay olmadığını anlatan Güler, şöyle konuştu:

''Ben de özel sektördeyken bir ucundan bu işe girmiştim. Ama bürokrasi çok zorladı. Göreve geldiğimde bürokratik engelleri çözmeye çalıştım. Türkiye'nin bütün noktalarında rüzgarın hangi hızla estiğini tespit ettik ve bir rüzgar haritası çıkardık. Yani özel sektörün yapacağı işleri biz yaptık. Türkiye'de 48 bin mw rüzgar enerjisi potansiyeli var. Göreve geldiğimde rüzgar enerjisi kurulu gücü 17 mw'dı. Yakın zamanda 475 mw'a ulaşacak.''

Bir rüzgar santrali kurmanın kolay iş olmadığını, türbininden montajına ve enerjinin iletim hatlarına bağlanmasına kadar büyük organizasyon isteyen bir iş olduğunu anlatan Güler, bu konuda emeği geçen herkese teşekkür etti.

Bakan Güler, rüzgar enerjisinin termik santrallere göre karbondioksit emilimi olmayan çevre dostu bir enerji olduğuna da dikkati çekerek, sadece bugün açılan santralle 2 milyon ağacın dikilmiş olduğunu söyledi.

-''SIRADA JEOTERMAL VE GÜNEŞ VAR''-

Bundan sonra jeotermal ve güneş enerjisi üzerinde çalışacaklarını belirten Güler, Ege bölgesinin bu enerjiler bakımından da çok zengin bir bölge olduğunu söyledi.

Türkiye'de güneş enerjisi konusunda da bilimsel bir haritanın hazırlandığını ifade eden Güler, ülkede 380 milyar kilowatsaatlik bir güneş enerjisi potansiyeli bulunduğunu, bunun 10'da 1'inin bile enerjiye dönüştürülmesinin ülkeye büyük kazanç sağlayacağını kaydetti.

Bakan Güler, ''Güneşin zaptı da yakın. Bunun yasal zeminini oluşturmaya çalışıyoruz'' dedi.

Enerji Bakanlığı olarak bundan sonra yapacakları bütün çalışmaların yenilenebilir enerji kaynakları ve enerji verimliliği üzerine olacağını belirten Güler, ''Hidroelektrik santralleri (HES), rüzgar santrallerini (RES) güneş enerjisi santrallerini (GES) ve jeotermal enerji santrallerini (JES) yaygınlaştıracağız. Bunlarla da enerjideki kurtuluş savaşını kazanacağız'' diye konuştu.

-TBMM ENERJİ KOMİSYONU BAŞKANI AKSOY-

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Soner Aksoy da, törende yaptığı konuşmada, Türkiye'de çok ciddi bir enerji politikasının uygulandığını, çünkü yüksek kalkınmayı sağlamada enerjinin önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

Türkiye'nin elektrik üretiminde doğal gaza aşırı bağımlılığı bulunduğunu kaydeden Aksoy, yıllarca ülkede elektrik üretiminde, enerji kaynaklarında çeşitlendirme yapılmadığını, göreve geldiklerinde ilk olarak bu işe el attıklarını ifade etti.

Aksoy, enerji komisyonu olarak Yenilenebilir Enerji Yasasında yeni bir tadil teklifi hazırlığı içinde bulunduklarını da bildirdi.

Türkiye'de rüzgar enerjisi potansiyelinin 2020 yılına kadar 10 bin mw'a çıkarılması imkanı bulunduğunu belirten Aksoy, ''Esip giden bu rüzgarı ekonomiye kazandıran müteşebbisleri kutluyorum ve onlarla gurur duyuyorum'' diye konuştu.

Kaynak: www.zaman.com.tr ... »

26.06.2008 901
Üye: sinop-portal
İkinci grup nükleer santral Sinop'ta kurulacak
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, ikinci grup nükleer santralin Sinop'ta kurulacağını ve ihalesinin de bu yıl içinde yapılacağını bildirdi.

Elektrik İşleri Etüt İdaresi ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) tarafından dün akşam düzenlenen enerji verimliği konusundaki bir kursun kapanış kokteyline katılan Bakan Güler, bir grup gazeteci ile yaptığı sohbet sırasında, kurulması planlanan nükleer santral konusunda bilgi verdi.

Sinop İnceburun'da belirlenen alanda yer lisansı çalışmalarının bu yıl içinde tamamlanacağını, dolayısıyla ikinci paket nükleer santralin Sinop'ta kurulacağını belirten Güler, şöyle konuştu:

''Sinop'ta yer lisansı çalışmaları son sürat yapılıyor. Dolayısıyla buranın ihalesi de bu yıl içinde söz konusu olacak. İkinci paket nükleer santral için bir çalışma başlattık. İhale modeli ve diğer detaylar henüz şekillenmedi. Şekillendiği zaman sizlerle paylaşacağız.''

Bakan Güler, ikinci nükleer santralin büyüklüğünün henüz belirlenmediğini, fakat Mersin Akkuyu'dan daha küçük olmayacağını söyledi.

Mersin Akkuyu'ya kurulması planlanan nükleer santralin ihale sürecinin devam ettiğini kaydeden Güler, şu ana kadar ihale için 6 firma veya konsorsiyumun şartname aldığını ve ihalede herhangi bir ertelemenin söz konusu olmayacağını bildirdi.Yenilenebilir enerji yatırımlarının da büyük bir hızla devam ettiğini ve bu ay içinde Ege Bölgesinde 3 rüzgar santralı tesisinin daha açılacağını
kaydeden Güler, ''Cuma günü İzmir'de olacağım. Bölgeye yeni bir rüzgar tesisi daha geliyor. Hem bedava girdi hem çevre dostu. Bu yatırımlara da büyük ilgi var'' diye konuştu.

NÜKLEER SANTRAL İÇİN 6 ŞARTNAME

Bu arada, TETAŞ tarafından Mart ayında ihaleye çıkarılan ve 24 Eylül 2008 tarihine kadar teklifleri alınacak olan nükleer santral ihalesinde, bugüne kadar 6 firma şartname aldı. Şartname alan firmalar şöyle:''-AECL Atomic Energy Of Canada Limited (Kanada),-Itochu Corporation (Japonya),-Vinci Construction Grand Projets (Fransa),-Suez Tractebel (Fransa-Belçika),-Atostroyexport (Rusya),-KEPCO (Güney Kore).''

AA

Kaynak: www.sabah.com.tr ... »
Sayfalar: [1]  2  3  4  5  6  7  8  9  10  >>  11-18  
Top
İlanlar
Seyahat Acentası / Travel Agency
Sinop'da tek yetkili THY, ÖGER Türk Tur, Pegasus, SunExpress ve Anadolu Jet satış acentası!
Turkish AirlinesPegasus AirlinesAnadlouJetSunExpressÖger Tur Türk
Sinope Tours
Adres: Kıbrıs Cad. 3/A, 5700 Sinop
Tel.: +90 (368) 261 79 00
Fax: +90 (368) 261 08 10
Gsm: +90 (532) 744 12 60
Email: travel@sinopetours.com
Web: www.sinopetours.com ... »
Almanya vizesi için Almanca dil kursları!
ALMANYA VİZE YASASINDAKİ SON DEĞİŞİKLİĞE GÖRE AİLE BİRLEŞİMİ İÇİN ALMANYA’YA GİDECEKLERE ALMANCA İMTİHANI KAZANMAK ŞART

VİZE ALMAK İÇİN, Yeni Alman Vize Yönetmeliğine göre, aile birleşimi amacıyla Almanya’ya gidecek Türk Vatandaşları, öngörülen Almanca İmtihanını kazandıklarına dair belgeyi Almanya konsolosluğuna ibraz etmek zorundalar.

Bu konu ile ilg ... »
BILIYORMUYDUNUZ?
Sponsorlarımız:
armeniantruth.com
www.armeniantruth.com ... »
Anketler
Sinop'ta veya Türkiye'de Atom Santrali yapılmasını istiyor musunuz?
Hayır
Emin değilim
Evet
Daha fazla ... »
Mustafa Kemal Atatürk
... is turkish vision!
Haftanın yorumu
Burada yorum yayınlamak istermisiniz?

Yorumunuzu (en fazla 500 simge) email veya iletişim formu ile gönderin bize, burada haftanın yorumu olarak 1 hafta süreyle yayınlayalım! Yorumlar bize ulaşım sırasına göre yayınlanacaktır.
Haftanın duyurusu
Burada duyuru yayınlamak istermisiniz?

Yapmak istediğiniz duyuru metnini (en fazla 500 simge) email veya iletişim formu ile gönderin bize, burada haftanın duyurusu olarak 1 hafta süreyle yayınlayalım! Duyurular bize ulaşım sırasına göre yayınlanacaktır.
Firefox is the best browser to view this site! Please promote Open Source Software Products!
Home | İletişim | Üye girişi
Ziyaretçiler: 1123343 (Bugün: 112)