|
Üye: muhtar
Sinop'lu uyuyor ...
 | | Krsko nükleer santrali, Slovenya |
Tehlikeleri korkunç boyutlardaki bir nükleer macera uğruna sadece Sinop'umuzun değil, tüm Karadeniz Bölgesinin eşsiz doğal güzelliklerini feda ediyoruz ve Sinop halkı hala elini kolunu bağlamış, sesini soluğunu çıkarmadan adeta facianın gelmesini bekliyor!
Bu gösteriyor ki, insanlarımız maalesef ne çevre konusunda ne de nükleer enerjinin rizikoları hakkında yeterli bir bilgiye sahip değil. Bırakın Çernobil'i, daha 2006 da İsveçt'de, 2007 de iki kez Almanya'da ve en son olarak da 2008 de Slovenya'da nükleer tesislerde kazalar meydana geldi. Bunun yanında, 1956 dan beri dünyanın birçok yerinde meydana gelen diğer nükleer kazaları da hatırlatmak isterim!
Daha iki gün önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Hilmi Güler "Türkiye ürettiği elektriğin 2 katını güneşten üretebilir" diye demeç veriyordu. Ya rüzgar enerjisi, ya diger yenilenebilir enerji kaynakları? Bunların potensiyali yeterince tüketilmeden, devletimiz çıkışı olmayan tehlikel bir nükleer maceranın peşinden gidiyor. Avrupa ülkeleri, ABD, Çin vs. yenilenebilir alternatif enerji kaynaklarına yönelirken, bizler akıntıya karşı yüzmeye çalışıyoruz.
Hani nerede Sinop'lular? En fazla sesi çıkması gereken bizler olmamız gerekirken, izlediğimiz suskunluk içler acısı ve dehşet verici. Bu memleket ilk önce bizim. Biz düşünmezsek diğerlerinden bunu beklemek yanlış olur. İş işten geçtikten sonra, son pişmanlık fayda etmez. Sorun Çernobıl'deki insanlara, nükleer santral istiyorlar mı bir daha?
Halkımız nükleer santralden çıkar bekliyor. Kendi canımızdan, sağlığımızdan daha değerli bir çıkar var mıdır? Bırakın bu cehaleti ... uyanın, açın nihayet gözlerinizi ... Nükleer santralden çıkar sağlayacaklar sizler değil, en başta bazı politkacılarımız ve bazı dış ülkeler olacaktır ...
"Türkiye ürettiği elektriğin 2 katını güneşten üretebilir"
 | | Güler: ''Nükleer enerjide ihale süreci devam ediyor. Eylülde zarfları açacağız'' |
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, güneş enerjisi konusunda Türkiye'nin güneş haritasını çıkardıklarını belirterek, ''Türkiye şu an ürettiği elektriğin iki katını güneşten üretebilir'' dedi.
İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği'nin (İMSAD) liderliğinde hayata geçirilen Türk inşaat malzemeleri sektörü ile Bulgaristan, Hırvatistan ve Romanya'daki sektörlerin AB sürecine uyumu doğrultusunda AB Komisyonu tarafından fonlanan EUbuild Projesi, uluslararası bir konferansla tanıtıldı.
Bakan Güler, konferansın açılışında yaptığı konuşmada, enerji verimliliği konusunun son zamanlarda çok büyük önem kazandığına dikkat çekti.
Petrol fiyatlarındaki artış ve küresel ısınma konusuna değinen Güler, "Bunun yansımaları çok iyi değerlendirilmeli ve buna karşı çaresiz olmadığımızı tüm dünyaya göstermemiz lazım" dedi.
Güler, enerji verimliliğini bir uygulama değil, bir kaynak olarak gördüğünü ve bunun çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye'deki binaların yüzde 90'ında yalıtım olmadığını vurgulayan Güler, "Yalıtım bizim için hayati önemde. Bu binaların mutlaka yalıtımının yapılması lazım" dedi.
Enerji ve verimlilik kelimelerinden oluşturulan En-Ver projesine de değinen Güler, En-Ver'in aynı zamanda "aydınlatan" anlamına geldiğini söyledi.
Bakan Güler, "Bu En-Ver'i sevelim ve uygulayalım. Ne kadar seversek, bu, ülkemizin kasasına giren para demektir. En-Ver aynı zamanda birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan bir dönemde rol modelidir" diye konuştu.
Hilmi Güler, Türkiye'deki her 100 vatlık lambanın 20 vatlık verimli lambayla değiştirilmesi durumunda Türkiye'de yaklaşık 4 bin 500 megavatlık bir kaynak elde edilmiş olacağını anlatarak, "Bu, barajlar açısından iki Keban Barajı anlamına geliyor. İki Keban Barajı'nı 6 yılda yapamazsınız. Ama lambaları değiştirerek iki ayda bu barajları yapma imkanınız olabilir" diye konuştu.
Türkiye'de ampul fabrikası bulunmadığına işaret eden Bakan Güler, "Bize pek yakışmıyor. Bu lamba fabrikasını kurmak o kadar da zor değil. Lamba meselesini ayrıca çözmemiz lazım" dedi.
Beyaz eşyada da verimlilik açısından A ve üstü ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini dile getiren Güler, "Buna göre yaptığımız hesapta yüzde 30 tasarruf sağladığımız zaman bu da 2 Keban yapıyor" diye konuştu.
Her şirketin bir enerji yöneticisi olması gerektiğini vurgulayan Bakan Güler, Elektrik İşleri Etüt İdaresi'nin bu konuda eğitim verdiğini anlattı.
Güler, "Binadaki elektrik yönetimini ona yaptırabilirsiniz. Hiçbir şey yapmasa, sadece motoru tutup sıcaklığına baksa o bile yeterli" dedi.
Güneş enerjisi konusuna da değinen Bakan Güler, "Güneş enerjisi konusunda Türkiye'nin güneş enerjisi haritasını, atlasını çıkardık. Türkiye şu an ürettiği elektriğin iki katını güneşten üretebilir" dedi.
Rüzgar enerjisi konusunda yapılan çalışmalardan da bahseden Bakan Güler, sadece bu ay 3 yerde rüzgar tesisi açılacağını kaydetti.
Toplantının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Bakan Güler, nükleer enerji konusunda bir gecikme olup olmadığının sorulması üzerine, "İhale süreci devam ediyor. Eylül ayında zarfları açacağız" diye konuştu.
Kaynak: www.cnnturk.com ... »
Türkiye, ABD ile nükleer anlaşmaya imza attı
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sean McCormack, Türkiye ile ABD arasında Barışçı Nükleer İşbirliği Anlaşması'nın devreye girdiğini duyurdu.
Sean McCormack tarafından yapılan açıklamada, iki ülke arasındaki diplomatik nota değişimiyle, ''ABD-Türkiye Nükleer Enerjinin Barışçı Kullanımına İlişkin İşbirliği Anlaşması'nın'' yürürlüğe girdiği kaydedildi.
Açıklamaya göre anlaşma, ABD ile Türkiye arasında, ''üzerinde anlaşılmış, silahların yayılmasına karşı koşullar ve kontroller altında, barışçı nükleer işbirliği için kapsamlı çerçeve'' sağlıyor.
McCormack açıklamada, anlaşmanın, ''silahların yayılmasına karşı ilkelerle tutarlı bir biçimde barışçı nükleer enerji gibi önemli bir alanda karşılıklı yarar sağlayacak işbirliği için sağlam bir temel oluşturduğunu'' da kaydetti.
Buna göre anlaşma, ilk etapta gelecek 15 yıllık dönemi kapsayacak. 15 yıldan sonra ise, iki taraftan birinden anlaşmayı sona erdirme yönünde itiraz gelmediği takdirde her 5 yılda bir otomatik olarak yenilenecek. Açıklamada anlaşmanın, Amerikan ve Türk sanayi sektörlerine, iki ülke arasında teknoloji, materyal, reaktör, nükleer araştırma ve nükleer güç üretimiyle ilgili unsurların paylaşımı olanağı sağlayacağı belirtildi.
McCormack'in açıklamasında, anlaşmanın, iki ülke arasında, vatandaşlarının refahını artırmaya yönelik sivil nükleer enerjinin güvenli bir biçimde geliştirilmesi ve kullanımı konusunda ''güçlü bir kararlılığın'' altını çizdiği ifade edildi. Açıklamada anlaşmanın, ''iki yakın dost ve müttefikin, güçlü, küresel nükleer silahların yayılmasına karşı bir rejimin desteklenmesindeki kararlılığı'' vurguladığı da belirtildi.
Açıklamada, ''ABD ve Türkiye, Barışçı Nükleer İşbirliği Anlaşması'nı bugün devreye sokarak, silahların yayılmasının önlenmesi ve enerji güvenliğini kuvvetlendirmede uzun ve verimli bir ortaklık yönündeki beklentilerine doğru önemli bir adım attı'' ifadesi kullanıldı.
Kaynak: www.zaman.com.tr ... »
Nükleer tesis temizleme faturası kabarıyor
 | | Fotoğraf, BBC internet sitesinden alınmıştır |
İngiltere'de büyük bölümü içerdikleri radyoaktif atıklar yüzünden ''çok tehlikeli'' olarak nitelenen nükleer tesislerin temizlenmesinin bedeli 73 milyar sterline yükseldi.
BBC'nin konuyla ilgili haberinde, nükleer tesislerin denetiminden sorumlu Nükleer Silahsızlanma Otoritesi yetkililerinin bu konudaki görüşlerine yer verildi ve bu yetkililerin faturanın her geçen gün artmaya devam ettiğine dair uyarısına dikkat çekildi.
19 nükleer tesis bulunan İngiltere'de, bunların bazılarının 1950'lerde kurulduğu ve gelecek yıllarda tamamen kapatılarak yıkılmalarının kararlaştırıldığı hatırlatıldı.
Kamu hesaplarını denetlemekle görevli National Audit Office de nükleer tesislerin kapatılması, içlerindeki atıkların yok edilmesi ve benzeri faaliyetlerin yakın zamana kadar 12 milyar sterlin civarında olan bedelinin 73 milyar sterline yükseldiği tespitini doğruladı.
Bu tesislerin arasında bulunan ve en büyüğü kabul edilen Sellafield'de, 1950'li yıllarda buraya atılan ve ne olduğu tam olarak öğrenilemeyen radyoaktif materyallerin bulunduğuna dikkat çeken BBC, İngiltere'nin yaşlanmış ve içlerindeki radyoaktif materyaller nedeniyle tehlikeli olarak nitelendirilen nükleer tesislerinin tam listesine de yer verdi.
Kaynak: www.cnnturk.com ... »
|