|
hadi len
ananın elini öpiiiim ama bak şimdi kardeş böle interneti açiyon ya bi şey yazıyon çok reklam çıkıyo adamı hasta etme sizi RTÜĞE şikayet ederim
kaynak güvenlik şirketi güvensizlik şirketiymiş
istanbul istanbul cad.no:66 kat:1 bakırköy adresinde bulunan kaynak güvenlik ve kamera satan şirketten kamera sistemi satın aldım malı satana kadar ellitane şahıs geldi övdülerl övdüler ürünlerini sattıktan sonra bir tane muhatab yok kameram arızalandı garantisi olmasına rağmen 500 sefer telefon ettim gelmediler adiıler söylüyorum çünki dolandırıldım istanbuldaki bütün arkadaşlara duyrulur sakın kimse bu firmadan iğne bile almasın
İslam-AKP
Yazılarınızı okuduğumda bazı maksadı aşan sonuçlar çıktığını düşünüyorum. En azından maksadı aştığı ifadesini kullanmak istiyorum. Çünki bunun aksi sizin bir İslam düşmanı olduğunuz anlamına geliyor.
Neden böyle düşünüyorum? Böyele düşünmeme sebep olan şey sizin AKP'ye karşı haber yaparken İslam karşıtlığı yapmanız. AKP İslam değildir! İslam'da AKP değildir! Ben müslüman bir Türk evladı olarak böyle düşünüyorum. AKP'ye bende karşıyım. Ve şunu söyleyebilirim ki sizin gibi yayın yapan kurumlar yüzünden AKP'nin yanlış yaptığını muhafazakar insanlara anlatmak oldukça güç. Çünki yaptığınız yayınlar İslam karşıtlığı içeriyor. Muhafazakar insanımıza AKP'ye karşı olma fırsatı vermiyorsunuz. Çünki bak bunlar AKP'ye düşman eee! İslamada düşman! Eeeee! O zaman demek ki AKP iyi! şeklinde bir sonuç ortaya çıkıyor.
Peki ne yapılmalı.
AKP'ye karşı iseniz lütfen AKP'ye karşı oluşturduğunuz platformda İslam'dan bahsetmeyiniz. Çünki aralarında en ufak bir ortak nokta yok! Ne kadar kurulmak istensede yok. Müslüman olduğunu ifade eden hiç kimse bütün müslümanları karşısına alıp ABD ile bu kadar yakın ilişki içine giremez. Ve hiç bir müslüman kendi topraklarında insanına para karşılığında dinini ve milliyetini değiştirmek için çalışma yapan 50 bin adet kilise evi açamaz! Ki bu rapor 2005 yılına aittir.
İslama karşı iseniz. Lütfen bunu ifade ediniz ve AKP ile aynı platformda bunu tartışmaya açmayınız. İslamiyete karşı olan ilk kişi olmayacaksınız. Şunuda düşünmenizi isterim dünyada yaşayan insanların çok büyük bir kısmı zaten müslüman DEĞİL. Belkide dünyanın bu kadar kötü durumda olmasının sebebide budur.
Ricalarımı kabul etmeniz ve müslümanların dini olan "Tek Hak Din İslama" daha saygılı olmanız dileği ile!
Neden ödemelerde hesabın üstü kuruşlar geri ödenmez?
Yazın Sinop'a tatile geldiğimde BİM marketlerden birinde alışveriş yaptım, geri ödenen para 3 kuruş eksikti. YTL'nin tedavüle geçişinden bu sonraki ilk alışverişimdi ve madeni paraları henüz tanımıyordum, herhalde burada kuruş kullanılmıyor diye düşündüm. Aynı yerdeki ikinci alışverişimde de yine paranın üstü 4 kuruş eksikti. Acemilik ya bu, 4 kuruş yine kambole gitti ... Başka bir gün, yine aynı yerde alışverişten sonra paranın üstü bu sefer tam 7 kuruş eksik verildi!
İşte o zaman kafamın tası attı! Kasadaki gençe bildirmeden orada bulduğum başka bir gürevliyi çağırdım, olayı izah ettim ve her alışverişimde orada paramın üstünün hep birkaç kuruş eksik verildiğini söyleyip, bunun orada normal bir uygulama mı olduğunu sordum. Ayrıca "siz müessese olarak neden bana birkaç kuruş fazla vermiyorsunuz da, benim 7 kuruşumu kesme cüretinde bulunuyorsunuz?" diye ekledim! Görevli de haliyle şaşkın, kasada bozuk para olmadığından verilmemiş olabileceğini söyleyerek benimle kasaya yöneldi. Kasadaki genç bu arada olup bitenleri duymuş olacak ki, yanına geldiğimizde bozuk paralar elinde bana vermek için bekliyordu.
Sonraki günlerde madeni 1 kuruşların dahi olduğunu öğrenmiştim.
Aynı olayın bir benzeri yine Sinop'taki bir devlet dairesinde tekrar etti. Ödediğim harç parasının üstü olan 25 kuruş yine eksik verildi! Uyarı üzerine, 25 kuruş hemen, adeta yeni basılmış gibi çıkıverdi ortaya sonra ... Daha sonraları da yine buna benzer olaylar birçok yerde önüme çıkmaya devam etti.
Bunları neden bu kadar ısrarlı ve istekli anlatıyorsunuz, diye soracaksınız mutlaka!
Buradaki olayın özü, sadece birkaç kuruş eksik veya çok meselesinden öte, ekonomik açıdan değerlendirmeyle alakalı. Tüm Avrupa'da ve batının zengin ülkelerinde 1 kuruşlar dahil, tüm kuruşlar günlük yaşamın vazgeçilmez parçasıdır; öyle ki, 1 kuruş eksik olduğunda, yüklü bir alışveriş yapsanız dahi, kasadan geçemezsiniz, aldığınız mallardan herhangi bir tanesini geri bırakmak zorunda kalırsınız. Tüm bu zengin ülkeler kuruştan vazgeçebilme gibi bir lükse sahip değillerken, neden bizim ülkemizde fakir vatandaşın parası her gün kuruş kuruş cepleniyor? Hiç düşündünüz mü, ayda kaç liranızı kaybediyorsunuz böylelikle?
Hangi müessese olursa olsun, devlet daireleri de dahil, para alışverişi yapıldığı takdirde, işlem ve ticaret için gerekli miktarda bozuk para bulundurmakla mükelleftirler. "Bozuk paramız yok, yerine ciklet vs. verelim" gibi sebepleri vatandaş asla kabul etmek zorunda değildir.
Herkesi bu hususta daha duyarlı olmaya davet ediyorum!
Saygılarımla!
|