|
Vejetaryenlik kanseri önlüyor
İngiltere ve Yeni Zelanda'dan bilim adamlarının yaptığı büyük bir araştırma, vejetaryenlerin et yiyenlere kıyasla kansere daha az yakalandıklarını ortaya koydu.
Ancak bu bulgu, tüm kanser türleri için geçerli değil.
Vejetaryenliğin koruyucu özelliğinin, en fazla ölüme yol açan türlerden bağırsak kanserini kapsamadığı düşünülüyor.
60 bin deneğin katıldığı araştırma kapsamında kan, mesane, non-Hodgkin lenfoma, multipl myelom ve mide kanserlerinin vejetaryenlerde daha az geliştiği saptandı.
Denekler; vejetaryen beslenenler, sadece balık ve sebze yiyenler ve her tür eti yiyenlerden oluşuyordu.
Araştırma İngiltere Kanser Dergisi'nde yayımlandı.
Araştırmaya göre genel nüfusa bakıldığında her 100 kişiden 33'ü, hayatlarının bir döneminde kansere yakalanabilir.
Ancak et yemeyenlerde bu risk her 100 kişiden 29'una denk düşüyor.
Uzmanlar, et yiyenlerle vejetaryenler arasında lenf ve kan kanserlerine yakalanma oranlarının gözle görülür şekilde farklı olduğunu belirtiyorlar.
Kemik iliğinde görülen nadir kanser türlerinden multipl myelom vakalarına bakıldığında da vejetaryenlerin et yiyenlere kıyasla yüzde 75 daha az risk taşıdıkları gözlendi.
Mide kanseri türlerinde de çarpıcı sonuçlar alındı.
Vaka sayısı az olsa da balık ve sebze ya da sadece sebzeyle beslenenlerin, et de tüketenlere kıyasla üçte bir oranında daha az mide kanserine yakalandıkları gözlendi.
İşlenmiş etlerin mide kanserine yol açtığı daha önce başka araştırmalarda da görülmüştü.
Bu tür etlerin içeriğindeki bazı kimyasalların DNA'ya zarar verdiği, ayrıca yüksek ısıda hazırlandıklarından kanserojen madde üretiyor olabilecekleri düşünülüyor.
Balık ve sebze tüketenlerde ise aradaki farkın daha düşük olduğu belirtiliyor.
Uzmanlara göre bu farklar, net olmamakla beraber ya etin içeriğindeki mutasyona yol açan maddeler ve virüslerden ya da sebzelerin özel bir koruma sunmasından kaynaklanıyor olabilir.
Vejetaryen diyetler yağ oranı düşük, lif oranı yüksek bir beslenme rejimi sağlıyor ancak özellikle hayvansal gıdalarda bulunan B12 vitaminin takviye olarak yeterli miktarda alınması büyük önem taşıyor.
Raporun hazırlayan Prof. Tim Key şöyle birde not düşüyor: "Şu aşamada bu bulgular insanlardan beslenme şekillerinde büyük değişiklikler yapmalarını istemek için yeterli değil”
Kaynak: www.hurriyet.com.tr ... »
Etin fazlası pankreas kanseri tetikliyor
Araştırmacılar, kırmızı et ve süt ürünlerinin fazla tüketilmesi halinde pankreas kanseri riskinin arttığını açıkladılar.
Ulusal Kanser Enstitüsü Dergisi'nde yayınlanan çalışmada, gıda günlüğünü tamamlayan 500 bin kişiyi 6 yıl boyunca takip eden araştırmacılar, beslenmesinde fazla hayvansal yağ tüketenlerde pankreas kanserinin gelişme riskinin fazla olduğunu tespit ettiler.
İngiliz uzmanlar, riski azaltmanın yolu olarak yağ tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini belirttiler. Her yıl İngiltere'de yaklaşık 7 bin kişide pankreas kanseri teşhis ediliyor. Sigara içmenin ise en büyük risk faktörü olduğu kaydediliyor. Teşhisi zor olan hastalığın teşhisinden sonra hayatta kalma süresi yaklaşık 6 aydır.
Fazla miktarda yağ tüketen erkeklerin pankreas kanserine yatkınlığı yüzde 53 iken, bu rakam kadınlarda yüzde 23'e düşüyor. Toplamda, yüksek miktarlarda doymuş yağ tüketenlerde pankreas kanseri bağıl oranı, düşük miktarda yağ tüketenlerde karşılaştırıldığında yüzde 36 daha yüksek.
Pankreas kanserini azaltmanın yollarını anlamanın çok önemli olduğunu söyleyen araştırmacılar, hastalığı tedavi etmenin çok zor olabildiğini kaydettiler. Sigarayı bırakmaktan başka, kanser riskini azaltmanın en iyi yolu bol bol sebze ve meyve yemek, lifli gıdalar tüketmek ve yağlı yiyeceklerden, kırmızı ve işlenmiş etten uzak durmaktır.
Kaynak: www.zaman.com.tr ... »
Yumurta, kas gelişimi ve enerji için birebir
ABD'de yapılan bir araştırma, yumurtada bulunan yüksek kalitedeki proteinin kas gelişimi ile enerji ve tokluk hissine önemli katkıda bulunduğunu gösterdi.
AA
ANKARA - Illinois Üniversitesi araştırmacıları, 25'ten fazla protein araştırmasını gözden geçirdiklerinde, yumurtadaki proteinin düzenli ve sürdürebilir enerji sağlamasının yanı sıra düzeyi düştüğünde verim veya enerji azalmasına yol açan kan şekeri veya ensülin seviyesinde dalgalanma yaratmadığını belirledi.
Yumurtadaki proteinin ayrıca her yaştaki insanda kas kütlesinin korunması, gelişimi ve çalışmasını doğrudan etkilediğini gören araştırmacılar, yüksek kalitedeki bu proteinin insan vücudunun gereksinim duyduğu kas kütlesini inşa ve korumak için tüm temel amino asitleri sağladığını ortaya çıkardı.
Araştırmanın başında yer alan Donald K. Layman, bir yumurtanın günlük tavsiye edilen yüksek kalite proteinin yüzde 13'ünü sağladığını ve yüksek kalite proteinin yetişkinlerde kas kütlesini korumaya yardımcı olduğunu belirtti.
Layman, yeterli miktarda protein alınsa da yüksek kaliteli protein kaynakları tüketmeye odaklanmak gerektiğini kaydetti.
Araştırma, Nutrition Today dergisinde yayımlandı.
Kaynak: www.ntvmsnbc.com ... »
Kolon kanserinde ihmal öldürüyor
 | | Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Daire Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, kolon kanserinin, Türkiye'de öldüren 3-4 kanser çeşidinden biri olduğunu söyledi. |
50 yaşın üzerinde olan, ailesinde kalın bağırsak kanseri hastalığı bulunan herkesin yılda en az bir kere kolonokoskopi yaptırması gerekiyor.
AA
İSTANBUL - Kolon kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen basın toplantısında konuşan Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Daire Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, kanserlerin önlenmesi için çalışmalar yürüttükleri anlattı.
Tuncer, ''Bu tip sindirim sistemi kanserlerinin ilk taşı, daha doğarken konuluyor. Maalesef özellikle özel hastanelerde doğan çocukların yüzde 100'ü, o ilk kanseri önleyici sindirim sistemindeki bağışıklığı hemen kuran annenin ilk sütünü alamıyor. Çünkü annenin sütü gelmiyor diye hemen çocuğa mama veriliyor'' dedi.
Prof. Dr. Tuncer, çocuklarda ''Kolik'' denilen yaygın görülen karın ağrısına karşı piyasada tamamı Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsatsız, sadece Tarım ve Köyişleri Bakanlığı onaylı çok sayıda ilaç bulunduğuna dikkat çekerek, ailelerin bu tür ilaçları kullanmaması gerektiğini belirtti.
Ağrının nedeni ve rahatsızlığın gerçekten ''Kolik'' olup olmadığının araştırılması gerektiğini kaydeden Tuncer, şöyle devam etti:
''Bu ilaçların kullanımı ile sindirim sistemi kanserlerinin ilk riski verilmiş oluyor. Çünkü bu ilaçların çoğu bağırsak gerilmelerini durdurmak ve yavaşlatmak üzere kurgulanmış. Bu ilaçlar bir süre sonra kronik kabızlık nedeni oluyor. Türkiye'de sadece kabızlık nedeniyle kakasını kaçıran bu derece ağır kabızlık çeken 50 bin çocuğumuz var. Sadece kabız olan hastaların ömür boyunca hem kalın bağırsak, hem sindirim sistemi kanserine yakalanma riski çok yüksek. Yani çocuğu kanser riskinden korumak için anne sütünden azami yararlanmasını sağlamak ve olur olmaz ilaçları kullanmamak gerekir.''
Tuncer, yeterli kalsiyum alınmasının da hastalığın önlenmesinde etkili olduğunu, süt ve süt ürünleri tüketimine ağırlık verilmesi gerektiğini, lifli besinlerin tercih edilmesi ve her gün en az yarım saat yürüyüş yapmanın kanseri önleyici tedbirler arasında olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Tuncer, obezite, alkol ve sigaranın kansere yol açan riskler arasında bulunduğunu söyledi.
MEME, RAHİM AĞZI VE SİNDİRİM SİSTEMİ TARAMASI
Prof. Dr. Tuncer, Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Daire Başkanlığı olarak, ülke genelinde 85 adet bulunan Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) aracılığıyla meme, rahim ağzı ve sindirim sistemi kanserlerine karşı tarama yapıldığını ve hedeflerinin 2010 yılının sonuna kadar bu 3 kanser türü açısından taranmamış tek bir kimsenin bile kalmaması olduğunu vurguladı.
Tuncer, 35 yaşına gelmiş her kadının, yılda en az bir kez smear testi yaptırması, 49 yaşındaki her kadının mutlaka mamografi çektirmesi, 50 yaşında girmiş kadın ve erkek herkesin yılda bir defa dışkısında gizli kan olup olmadığına baktırması gerektiğini bildirdi.
Kolon kanserinin erkeklerde daha sık görüldüğünü, genel olarak görülme sıklığının 100 binde 12 civarında olduğunu dile getiren Tuncer, her mesai saatinde 2 kişiye kolon kanseri tanısı konulduğunu ve bu 2 kişiden birinin hayatını kaybettiğini anlattı.
Hastalığın ortaya çıkmadan önlenmesinin hastalığın tedavisinde çok daha kolay ve maliyet açısından düşük olduğunu ifade eden Tuncer, şunları kaydetti:
''Kolon kanseri, Türkiye'de öldüren 3-4 kanser çeşidinden biri. Türkiye'de toplam kanser türlerinde 2 puanlık artış var. Kanser tedavisi için yılda 2,6 milyar Euro harcama yapıldı. Hastalık konusunda toplumu bilinçlendirmek, korunma yolları, erken teşhis ve tarama konularında halkımızı mutlaka bilinçlendirmeliyiz. Biz bu farkındalığı yaratmak için bu yıl çok büyük bir bütçe ayırdık.''
YILDA BİR KEZ KOLONOSKOPİ YAPTIRILMASI ÖNERİSİ
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Demirkazık da dışkıda kan görülmesi ve uzun süreli kabızlık çekilmesi halinde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini söyledi.
Kolon kanserinin genelde belirti vermediğini, gizli kanama yaptığını bunun da anemiye (kansızlık) yol açtığını anlatan Demirkazık, ''Bir kişide anemi varsa bunun mutlaka nedeni araştırılmalı. Bu konuda hekimler de bilinçlendirilmeli. Anemisi olan hastalara demir ilacı verip gönderilmemeli'' dedi.
Kolon kanserinin teşhisinde erken teşhiste iyileşme şansının çok yüksek olduğu vurgulayan Demirkazık, erken teşhiste hastalığın ömür boyu yüzde 80-90 oranında bir daha tekrar etmediğini dile getirdi.
Demirkazık, 50 yaşın üzerinde olan, ailesinde kalın bağırsak kanseri hastalığı bulunan herkesin yılda en az bir kere kolonokoskopi yaptırması gerektiğini vurguladı.
Kaynak: www.ntvmsnbc.com ... »
|