|
Soğuk kış
Hükümet Erzurum’a bir yazı göndermiş;
"Kışın soğuk geçeceği anlaşılmaktadır. Kullandığınız yakıtın cinsini, kod numarasını ve stok durumunu acele bildiriniz."
Erzurumlu bir köy muhtarı da oturup hemen Ankara’ya cevap yazmış;
"Yakıtımız pohtir. Kod numarası yohtir. Stoğumuz ise çohtir!.."
Usulünce cevap
80'li yılların sonları, bir Beşiktaş-Bolu Spor maçı sırasında, Hakem, Beşiktaş'ın net 2 golünü vermez, Bolu Spor'a havadan bir penaltı verir. Maç çığırından çıkmıştır. Beşiktaş'lılar neredeyse sahayı terk etmeyi düşünürler.
Bolu Spor 2. golü de atar. Metin TEKİN santrayı yapmaz bekler. Hakem düdüğü bir daha çalar, ama Metin hala topa dokunmaz. Hakem : 'Metin neden başlamıyorsun? Bak kart çıkartırım!' der. Metin cevap verir: 'Hocam sahanıza geçin de başlayalım.'
Mutlulugun Sırrı ... tüm eşlere ...
Yeni mahallesinde kahvede sohbet eden adama arkadaşları: ''Senin aile yaşantına hayranız, eşin ve çocuklarınla çok mutlu bir yaşantın var. Karının bir dediğini iki etmiyorsun.
Bu mutluluğunun sırrını bize de anlat yoksa pısırık olduğunu düşüneceğiz.'' derler.
''Kısaca anlatayım ...'' der adam. ''Düğünümüz bittikten sonra karım kendi atına, ben de kendi atıma bindik evimize doğru gidiyoruz. Benim bindiğim atın ayağı takıldı ve sendeledi. Karım eğildi ve benim atıma 'Bir' dedi. Biraz daha ilerledik ve benim atımın ayağı tekrar takılıp tökezlediği zaman eşim tekrar eğilip atıma 'İki' dedi. Az sonra atım tekrar aynı şekilde tökezleyince eşim atından indi ve at'a 'Üç' dedi ve çeyizinden tabancasını çıkartıp atımı alnından vurdu.
Ben şok olmuştum ... Eşime bir hışımla çıkıştım ''Yazık değil mi ata, neden vurdun kadın, manyak mısın sen?'' diye bağırdım ... Karım arkasını döndü ve bana 'Bir' dedi. Ve o günden sonra karımın bir dediğini iki etmedim *.*
Bush ve Tayyip
Tayyip ile Bush ilk bulusmalarinda birbirlerine hava atarlar.
Bush Tayyip'e "Bizde öyle bir teknoloji var ki, ölüyü diriltiriz" der.
Tayyip altta kalmaz ve o da; "Bizdeki teknoloji çok farkli, partimizin bütün elemanlari 100 metreyi, 3 saniyede kosmayi beceriyor" der.
Türkiye' ye döndügünde Tayyip'i bir düsünce alir. Danismanlarini çagirir, ve attigi palavrayi anlatir; "Haftaya Bush geliyor, yalanimiz ortaya çikarsa ne yapariz?" diye sorar.
Danismanlardan biri hemen cevap verir: "Onlara ölüyü nasil dirilttigini sordunuz mu?" "Hayir sormadik." "O halde hiç korkmayin Basbakanim, alin Bush'u Anitkabir'e götürün. Atatürk'ü diriltmesini isteyin. Diriltemezse o rezil olur. Yok eger diriltirse, siz zaten 100 metreyi 3 saniyede kosarsiniz!
Tayyip mi, Ağar mı ....?
Adamın biri çok zengin olur. Gider her türlü elektronik donanımı olan, son derece lüks bir araba satın alır. Arabasına kurulur, eve doğru yollanırken aklına müzik setini karıştırmak gelir. Ne var ki aletten çıt çıkmaz. Adam hemen satıcıya geri döner ve sinirlice durumu anlatır. Satıcı sakin olmasını, aletin sesle kumanda edildiğini söyler ve radyoya doğru 'Iglesias' der. Mekanik bir ses sorar: 'Julio mu Enrique mi?' Satıcı 'Julio' diye cevap verir ve müzik setinden bir Julio Iglesias şarkısı duyulur.
Adam memnun arabasına kurulur, aleti bir daha test eder: 'Jones' der, mekanik ses yine sorar: 'Norah mı, Etta mı?' İşte tam o sırada kırmızı ışıkta duramıyan bir arabanın kendisine arkadan çarptığını hisseder ve sinirle: 'hıyar' diye bağırır. Müzik setindeki mekanik ses sorar: 'Tayyip mi, Ağar mı ....?
|