|
Milli gelir 741.8 milyar dolara ulaştı
Türkiye'nin milli geliri, 2008 yılı itibarıyla 741,8 milyar dolara, kişi başına milli gelir ise 10 bin 436 dolara ulaştı. AA muhabirinin TÜİK verileri ve 2009 Yılı Programı'ndan yararlanarak yaptığı hesaplamalara göre, 2003 yılında 304,1 milyar dolar olan milli gelir, 5 yılda yüzde 144 arttı ve geçen yıl itibarıyla 741,8 milyar dolara çıktı.
Milli gelir 2004'te 392,9, 2005'te 483,9, 2006'da 530,6, 2007'de 648,8 milyar dolardı.
Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH), ortalama dolar kurunun 1,2809 olarak hesaplandığı 2008'de dolar bazında bakıldığında bir önceki yıla oranla 93 milyar dolar arttı.
2003 yılı ile karşılaştırıldığında ise söz konusu yılda 304,1 milyar dolar olan GSYH 5 yılda 437,7 milyar dolar artış gösterdi.
Kişi başına milli gelir ise ilk kez 10 bin doları geçti. 2008'de 10 bin 436 dolar olarak hesaplanan kişi başına milli gelir, 2003'te 4 bin 531, 2004'te 5 bin 779, 2005'te 7 bin 27, 2006'da 7 bin 609 ve 2007'de ise 9 bin 191 dolar düzeyindeydi.
Kişi başına milli gelir, Türk lirası olarak değerlendirildiğinde ise 2008 yılında fert başına 13 bin 367 lira düştü.
Büyümede dalgalı seyir
Büyüme, çeyrekler itibarıyla değerlendirildiğinde ise son 3 yılda dalgalı bir seyir izledi.
2006 yılının birinci döneminde 5,9, ikinci döneminde 9,7, üçüncü döneminde 6,3 büyüyen Türkiye ekonomisi söz konusu yılın son çeyreğinde yüzde 5,7 büyüdü.
2007 yılında ise birinci dönemde 8,1, ikinci dönemde 3,8, üçüncü dönemde 3,2 ve dördüncü dönemde 4,2 büyüme kaydedildi.
2008 yılında ise birinci çeyrekte 7,3 olan büyüme ikinci çeyrekte 2,8'e, üçüncü çeyrekte ise 1,2'ye geriledi. Büyüme 2008 yılının son çeyreğinde ise eksi 6,2 olarak gerçekleşti.
Kaynak: www.cnnturk.com ... »
Mayın saldırılarına karşı üretilen zırhlı araç 'Ejder' tanıtıldı
Yüzde yüz yerli üretim olan 'Ejder' adlı zırhlı araç, kamuoyuna tanıtıldı.
Terör örgütü PKK ile mücadelede güvenlik güçleri, en çok mayına basma sonucu şehit oluyor. Teröristlerin araziye döşediği mayınların can almasının önüne bir türlü geçilemiyor. Nurol Makina ve Sanayi AŞ, Türkiye'deki zırhlı tekerlekli araç sektöründe tamamen özgün tasarım ve yerli imalatı ile bir ilke imza attı ve 'Ejder' isimli 6x6 zırhlı tekerlekli aracı üretti.
'Ejder', mevcut mayın patlamalarına karşı kullanıcıya, yüksek bir koruma sunuyor. Aracın tasarımı, mayının patlama etkisinin araca nüfuz etmemesine değil aynı zamanda içerideki personele tesirini de en aza indirmeye ve dolayısıyla standartlar içerisinde kalarak personelin hayatı idamesini temine dayanıyor.
'Ejder'in bu özelliği, gerçek mayınlar ve araç çarpışma test mankenleri ile özel test teçhizatı kullanılarak gerçekleştirilen denemelerle kanıtlandı. 12 kişiyi taşıyabilen, 18 tonluk 'Ejder', kamuoyuna tanıtıldı. Fonksiyonel prototipin imalatı 6 ay süren Ejder, 2 yıllık süreçte 60'ı aşan deneyimli teknik kadronun çalışmalarıyla imal edildi.
Araç içerisinde personel ergonomik olarak oturabilmekte ve personelin silah ile cephaneleri taşınabiliniyor. İstenilen silah sistemi de araca monte edilebiliniyor. Araç dışına yerleştirilmiş kameralar sayesinde açar içerisindeki ekranlar ile şoför, komutan ve manga personeli, araç dışını seçimlerine bağlı olarak kesintisiz gündüz gece izleyebiliyor.
Ejder, yurt dışındaki bazı ülkelere ihraç edildi. Fiyatları ise özelliklerine göre 650 bin ile 2 milyon Euro arasında değişiyor. Nurol Makina ve Sanayi AŞ Genel Müdür Yardımcısı M. Tanju Torun, Ejder'in özelliklerini basın mensuplarına anlattı. Çeşitli sebeplerden dolayı Genelkurmay Başkanlığı'ndan herhangi bir yetkilinin Ejder'i incelemediğini dile getiren Torun, en kısa zamanda bu aracı askeri yetkililere göstermek istediklerini söyledi.
24 Nisan'da Genelkurmay Başkanlığı'nın 336 araçlık alım için ihale açacağını anlatan Torun, kendilerinin de bu ihaleye katılacağını ve Ejder'i teklif edeceklerini belirtti.
Ejder'in testlerden başarıyla geçtiğini ifade eden Torun, aracın yurt dışına da ihraç edildiğini söyledi.
Daha sonra 'Ejder' adlı araç, basın mensuplarına bir gösteri sundu. Yüksek tepeye çıkan Ejder, özellikle manevra kabiliyetiyle dikkat çekti. İki metrelik suya girip başarıyla çıkan Ejder'in teknik özellikleri büyük ilgi gördü.
(CİHAN)
Kaynak: www.zaman.com.tr ... »
Savunma sanayii ithalattan ihracata geçti
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) verilerine göre Türkiye, savunma ürünleri ithalatı açısından dünya ülkeleri arasında 3'üncü sıradayken; 2006 yılında 11'inci sıraya düştü. İhraç eden ülkeler arasında ise Türkiye 2002'de 31'inci sıradayken; 2006'da 21'inci sıraya yükseldi.
Soğuk savaş döneminin 1990'lı yılların başında sona ermesinin ardından Türkiye'nin savunma ve güvenlik ihtiyaçlarının NATO ittifakına dayanan temel varsayımları, değişime uğrayarak ülkemize özgü ihtiyaçlar ön plana çıkmaya başladı. Türkiye, savunma sanayiinde yeni projeler üreterek ithalattan ihracata geçti.
MSB'nin 2009 yılı bütçesi 14 milyar 532 milyon TL. Bu bütçenin yüzde 42.5'ini personel giderleri, yüzde 6.2'sini sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi giderleri, yüzde 49.2'sini mal ve hizmet alım giderleri, yüzde 1.2'sini tedavi giderleri, yüzde 0.6'sını cari transferler ve yüzde 0.3'ünü de sermaye giderleri oluşturuyor.
Türkiye'de savunma sanayiini geliştirme çabaları, ağırlıkla 1974 Kıbrıs ambargosundan sonra bir politika olarak şekillenmeye başladı. Artık, her türlü zırhlı araçlar, deniz araçlarının çoğunluğu, komuta kontrol sistemleri, elektronik harp sistemleri, atış kontrol sistemleri, haberleşme sistemleri, gözetleme sistemleri ve belirli güdümlü silahlar milli imkanlarla tasarlanıp Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kullanımına veriliyor. Bu ürünlerde ciddi ihracat başarıları da sağlanmaya başlandı. Hazır alıma ise son alternatif olarak ve mutlaka yerli katkı şartları ile başvuruluyor. Bu kapsamdaki projeler çerçevesinde de tedarik için harcanan kaynağın milli sanayie nitelikli iş payı olarak dönmesi ve önemli bir iş payının Türkiye'de gerçekleştirilmesi öncelikli talepler arasında.
Uygulanan bu politikalar sayesinde, savunma sanayiinin toplam cirosu 2001 yılından 2006 yılına kadar yüzde 113 oranında arttı. 2007 yılında da aynı artış eğilimi devam etti. 2002 verilerine göre Türkiye, savunma ürünleri ithalatı açısından dünya ülkeleri arasında 3'üncü sıradayken; 2006 yılında 11'inci sıraya düştü. Türkiye savunma sanayii ürünü ihraç eden ülkeler arasında 2002 yılında 31'inci sıradayken; 2006 yılında 21'inci sıraya yükseldi.
CN-235-CASA Nakliye Uçağı pilotlarına, gerçek ortamda uçuş eğitimleri, hava radar eğitimi ve acil durum eğitimleri sağlamak maksadıyla, HAVELSAN tarafından geliştirilen Tam Uçuş Simülatörünün tasarımı, yazılımı, entegrasyonu ve testi tamamlanarak 30 milyon ABD dolarına Güney Kore'ye satıldı.
144 SAVUNMA PROJESİ DEVAM EDİYOR
2007-2016 döneminde; milli bütçeden karşılanan toplam 44 adet Savunma Araştırma Geliştirme Teknoloji Programı (SAGTEPR) ARGE Projesi ile kaynağı TÜBİTAK Başkanlığı bütçesinden karşılanmakta olan 100 adet TÜBİTAK Destekli Savunma ve Uzay ARGE Projesi; TÜBİTAK, üniversiteler ve sanayi kuruluşları ile birlikte yürütülüyor.
Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından son yıllarda başlatılan ve yerli geliştirme öngörülen bütün ana sistem projelerinde ana müteahhitler olan savunma sanayii şirketlerine projelerin en az yüzde 50'sini yan sanayie vermeleri mecburiyeti getirildi. İlk defa gelişmiş Çift Pilotlu Temel Eğitim Uçağının tasarımı TUSAS'ta yapılıyor. 2005 yılında başlatılan projede uçağın ilk uçuşunu 2009 yılında gerçekleştirmesi ve 2011 yılında teslim edilmesi planlanıyor.
Envanterdeki F-16 uçaklarının modern mühimmat, elektronik harp ve gelişmiş aviyonik sistemler ile modernize edilmesi için 2005 yılında imzalanan projelerin 2014 yılında tamamlanması hedefleniyor. Proje kapsamında test ve prototip uçaklarının modifikasyonu TUSAS'ta gerçeklestirilecek. Ayrıca, ASELSAN ve MIKES firmalarınca geliştirilen Modern Elektronik Harp Sisteminin Entegrasyonu TUSAS'ta yapılacak.
2003 yılında sözleşmesi imzalanan A400M Modern Ulaştırma Uçağı Geliştirme Projesinde, konsorsiyum kapsamında üretilecek olan 180 uçağın tamamının orta gövde ve bazı alt sistemlerinin tasarım ve imalatından TUSAS sorumlu olup, ilk orta gövde teslimatını başarıyla tamamladı. Proje kapsamında ilk uçak teslimatının 2010 yılında gerçekleştirilmesi planlanıyor.
2005 yılında başlatılan ve HAVELSAN ana yükleniciliğinde yürütülen Helikopter Simülatörleri Projesi ile tamamen yerli imkanlar ile geliştirilecek simülatörler üzerinde pilotların Sikorsky helikopterlerinde intibak, tazeleme, harbe hazırlık eğitimleri yapılacak. 2005 yılında başlatılan Yeni Tip Karakol Botu Projesinde ise botların ilk kez tamamen yerli imkanlarla tasarlanması ve inşa edilmesi planlanıyor. (CİHAN)
NÜFUZ EDİCİ BOMBALAR GELİYOR
Her türlü sığınak ve korugana karşı kullanılacak ''nüfuz edici'' yeni tip bomba üretimiyle ilgili araştırma-geliştirme (Ar-Ge) çalışmaları başlatıldı.
Edinilen bilgiye göre, bombaların tasarım sorumluluğu Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu-Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (TÜBİTAK-SAGE), alt yükleniciliğini ise Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) yapacak.
Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı için üretimi planlanan ve ''nüfuz edici bomba'' olarak tanımlanan yeni tip bombaların üretimi, MKEK tesislerinde gerçekleştirilecek.
Her türlü sığınak ve koruganın imhası amacıyla geliştirilmesi planlanan nüfuz edici bomba projesinde ilk adım MKEK ile TÜBİTAK-SAGE arasında geçtiğimiz günlerde ''alt yükleniciliği'' sözleşmesinin imzalanmasıyla atıldı. Sözleşme gereği üretilecek yeni tip bombaların tasarım sorumluluğunu TÜBİTAK-SAGE, üretimi ise MKEK'e tesislerde yapılacak.
Araştırma-Geliştirme safhası çalışmalarının tamamlanmasından sonra, sonra söz konusu proje MKEK'in yatırım programına alınacak. Nüfus edici bombaları üretimiyle ilgili tesislerin üretim kapasitesi, maliyeti, Ar-Ge çalışmalarının tamamlanmasından sonra netlik kazanacak.
Kaynak: www.zaman.com.tr ... »
''Coca Cola reçetesinin koruyucusu şimdi bir Türk''
Almanya'nın önde gelen gazetelerinden ''Die Welt'', dünyanın en büyük içecek şirketi olan Coca-Cola'nın dün resmen yönetim kurulu başkanlığına getirilen Türk ve Amerikan vatandaşı olan Muhtar Kent'i, açık sözlü ve çok çalışkan bir insan olarak tanıttı.''Coca Cola reçetesinin koruyucusu şimdi bir Türk'' başlığıyla yayınlanan yazıda, Kent'in New York'da bir Türk diplomatın oğlu olarak dünyaya geldiği, Tayland, Hindistan, İran gibi ülkelerde yetiştiği, özel okullara gittiği, İngiltere'de eğitim gördüğü yer aldı.
Kent'in, kariyerine 1978 yılında ABD'nin Atlanta kentindeki Coca Cola şirketinde başladığı, ancak zamanının çoğunu Türkiye, Orta Asya ve Doğu Avrupa ülkelerinde geçirdiği, bir dönem Türkiye'deki Efes bira fabrikasında çalıştığı, ancak 2005 yılında yeniden Coca Cola şirketine döndüğü hatırlatıldı.
Yazıda, Kent'in açık sözlü, çok çalışkan ve ''saldırgan bir pazarlama stiline'' sahip olduğu görüşüne yer verilerek, Citigroup analisti Bonnie Herzog'un, Kent ile ilgili olarak, ''Muhtar Kent bir kovboy. Coca Cola'nın ihtiyacı olan şey de şimdi bu'' şeklinde konuştuğu kaydedildi.Kent'in, şirketin eski yöneticisi Neville Isdell ile birlikte Cola Zero'yu piyasaya sürdüğü hatırlatılan yazıda, ''Beverage Digest'' adlı ekonomi dergisinin, Kent'in önünde iki zorlu görevin bulunduğu, bunlardan birisinin şirketi ABD'deki kötü ekonomik dönemden geçirmek, bunun yanı sıra özellikle Kuzey Amerika'da asitsiz yeni ürünler sunarak markanın geleceğini güvence altına almak olduğu şeklinde görüş ifade ettiği belirtildi.
AA
Kaynak: www.sabah.com.tr ... »
|