Atatürk www.turkishvision.com
Home | İletişim | Üye girişi EnglishEnglish | TürkçeTürkçe | DeutschDeutsch
Arama
Ana sayfa
Güncel
Forum
Forum Yorumlar
Duyurular
Ekonomi
Sağlık
Yaşam
Bilim & Teknoloji
Kültür & Tarih
Serbest Yorumlar
Şikayetler
Anketler
Komik
Fıkralar
Atom Santraline karşı imza kampanyası
Serbest yorum yaz
Duyuru yaz
Şikayet yaz
Sinop
Üye girişi
Üye ol
Şifremi gönder
Sayfayı öner
İletişim
Sponsorlarımız
Email
Kendimiz hakkında
Saturday, 11. September 2010
Kültür & Tarih

28.05.2008 8
1453 yılında dünya İstanbul'un fethini nasıl karşıladı?
Nevbahar Kabaklı - Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Özcan, İstanbul'un fethedilmesinde silah teknolojisinin çok önemli bir rol oynadığını, ancak fethin manevi dinamiklerinin de olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Özcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Fatih Sultan Mehmet'ten önceki diğer İstanbul kuşatmalarının tarih boyunca başarılı olamamasının sebepleri arasında şehrin çok sağlam surlarla çevrili olması, surların dışında içi su dolu derin hendeklerin bulunması ve şehrin 3 tarafının denizlerle çevrili olmasının bulunduğunu bildirdi.

Şehrin zaptının zor, savunmasının kolay olduğunu belirten Özcan, sadece 1204 yılında Latinlerin İstanbul'a girmeyi başardıklarını ve şehirde tahribat yaptıklarını hatırlattı.

Osmanlı'nın Fatih Sultan Mehmet'ten önce de defalarca İstanbul'u kuşattığını ifade eden Özcan, şunları anlattı:

''Bu kuşatmaların başarısızlığında en önemli etken, ateşli silahların henüz kullanımın yaygınlaşmamasıdır. Surları delebilecek büyük topların henüz kullanımda bulunmaması çok önemli sebeplerdir. 2. Mehmet ise çok esaslı bir hazırlık yaptı, o zamana kadar benzeri görülmemiş büyüklükte toplar döktürdü. Bunları hazırlarken yerli ve yabancı demeden Macar asıllı Urban gibi bu alanın değerli kişilerini kullandı. Büyük 'Şahi Top' mesela onun gayretleriyle Edirne'de döküldü ve 50 çift manda ile İstanbul önlerine getirilebildi.

Zağanos Paşa kumandasında Galata sırtlarına konuşlandırılmış kuvvetler de limana büyük atışlar yaptılar. İlk defa görmeden atış yapan havan toplarının da İstanbul kuşatmasında kullanıldığı da sabittir. Havan toplarının yapımında bizzat Fatih Sultan Mehmet'in çalıştığını, balistik hesaplarıyla ilgilendiğini de Bizans tarihçilerinden öğreniyoruz.''

-FETHİN MANEVİ DİNAMİĞİ: AKŞEMSEDDİN-

''İstanbul'un fethedilmesinde silah teknolojisinin çok önemli bir rol oynadığını söyleyebiliriz, ancak fethin manevi dinamikleri de vardı'' diyen Prof. Dr. Özcan, fethin Hz. Muhammed tarafından müjdelenmiş olduğunu da söyledi.

Prof. Dr. Özcan, küçük kadırgalardan oluşan orduda ''kuşatmanın durdurulması yönünde'' muhalif seslerin çıktığı anda dönemin İslam alimlerinden Akşemseddin'in Fatih Sultan Mehmet'e yazdığı fethi müjdeleyen mektubun kuşatmanın sürmesi ve başarıya ulaşması açısından çok önemli bir etken olduğunu vurguladı. Özcan, Akşemseddin'in mektubunun ''Azarlar'' bir üslupta olduğunu da belirtti.

-BİZANS'TA DURUM-

Avrupa'dan bazı destekler alan Bizans'ın zayıf bir durumda olduğunu anlatan Prof. Dr. Özcan, surların içinde uzun bir süredir şehir devleti haline geldiğini, nüfusun büyük kısmı İstanbul'u terk ettiği için az sayıda insanın yaşadığını söyledi.

Şehrin 29 Mayıs gecesi düşmesinde destek kuvvetlerinin kumandanı Justiniani'nin yaralanması ve komutanlar arasında savunma taktiği konusunda anlaşmazlık çıkmasının da etkili olduğunu ifade eden Özcan, bizzat kuşatmaya katılan 11. Konstantin'in Osmanlılar tarafından öldürülmesinin de direnişin zayıflamasında önemli bir rol oynadığını anlattı.

İstanbul'un fethinin büyük topların kullanılmasıyla derebeyliklerin yıkılabileceğini gösterdiğini dile getiren Prof. Dr. Özcan, şöyle konuştu:

''Böylece Avrupa'daki derebeylikler de yavaş yavaş ortadan kalkarak başta Fransa olmak üzere merkezi devletler ortaya çıkmaya başladı. Fethin yankılarına gelince İstanbul'un Türkler tarafından alınması Batı dünyasında büyük bir şaşkınlık ve korku meydana getirdi. Ancak Ortodoks ve Katolik mezhepleri arasındaki düşmanlık yüzünden fazla bir üzüntü yaşandığını göremiyoruz. O zamanki Avrupa'da Fransa ve İngiltere 'Yüzyıl Savaşları'ndan yeni çıkmışlar yorgunlar. Bir süre sonra İngiltere kendi içinde 2 hanedanın çarpışmasına sahne olacaktı. Dolayısıyla Batı Avrupa'nın İstanbul'la ilgisi fazla yok o sırada. Venedik ve Ceneviz gibi İtalyan şehir devletleri ise daha çok ticari devletler. Ertesi yıl Venedik, Osmanlı Devleti ile ticaret anlaşması yaparak ticaretine devam etti.''

Fethin ardından yalnız Papa 5. Nikola'nın yeni bir haçlı seferi hazırlığı girişiminde bulunduğunu, bu girişimde Alman İmparatoru ve Macar Kralı'nın ricasının etkili olduğunu anlatan Prof. Dr. Özcan, bu girişimin sonuç bulamadığını, daha sonra bu devletlerin Fatih Sultan Mehmet'e elçilerini göndererek padişahlığını kutlayıp anlaşmalarını yenilediklerini söyledi.

Fethin Doğu dünyasındaki yankılarına da değinen Özcan, şunları kaydetti:

''İstanbul'un fethi Doğu dünyasında başta Kahire olmak üzere önemli şehirlerde gösterişli kutlamalar, büyük şenliklerle kutlandı. İslam dünyası o zaman Suriye, Mısır ve Hicaz'ı elinde tutan Memluk Sultanlığı ile Akkoyunlar, Karakoyunlar ve Osmanlı'dan ibaret. İstanbul'un alınması manevi bir sevince sevk etti.''

Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethinden sonra fetih hareketine başladığını dile getiren Özcan, ilk hedefinin Bizans'ın ilk sınırlarına yani batıda Tuna, doğuda Fırat nehrine kadar ulaşmak olduğunu söyledi.

-555. YILINDA FETİH KUTLAMALARI-

Fethedildikten sonra Osmanlı Devleti'ne uzun yıllar başkentlik yapan İstanbul'un 29 Mayıs 1453'deki Türk ve dünya tarihini etkileyen fethinin 555. yıl dönümü, bu yıl da çeşitli etkinliklerle kutlanacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Balat-Haliç'te 29 Mayıs Perşembe günü saat 21.00'de başlayacak kutlamalarda, yaklaşık bir saat süresince ses, ışık, lazer ve görüntü teknikleri kullanılarak gösteriler gerçekleştirilecek.

Kutlamalar için deniz üzerine 2 adet 18 metrelik ayak arasına 1072 metrekarelik su perdesi kurulacak ve perdede ''Watch Out'' tekniği kullanılarak, 3D teknolojisiyle üretilen ''Fetih'' filmi yansıtılacak.

Kutlamalar için deniz üzerine, dans eden fıskiye sistemleri de kurulacak. Lazer ve fıskiyeler ile gerçekleştirilecek ışık ve su şovu, ''Fetih'' filminin öncesinde izlenebilecek.

Dünyaca ünlü müzisyen Fahir Atakoğlu, İstanbul'un fethinin yıl dönümünde Haliç üzerine kurulacak bir platformda Genelkurmay Başkanlığı Askeri Müze ve Kültür Sitesi Mehteran Bölüğü ile bir konser verecek.

Atakoğlu piyanosu ile mehter bölüğünün kösü, davulu, zurnası eşliğinde vereceği konserde, fetih için düzenlediği eserleri ilk kez seslendirecek. Konserin bitimiyle deniz üzerinden başlayacak havai fişek, lazer ve ışık gösterileriyle kutlamalar tamamlanacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi kutlamalar için müzikal şov sistemleri, lazer, video projeksiyon, ses sistemleri, gökyüzü tarayıcıları, alev efektleri için çeşitli cihazlar ve havai fişek sistemleri kullanacak.

İstanbul Valiliği'nce organize edilen İstanbul'un fethinin 555. yıl dönümü programı çerçevesinde ise Fatih Sultan Mehmet'in Fatih Camisi'ndeki türbesi ziyaret edilecek.

Saraçhane'deki Fatih Anıtı'ndaki törenin ardından, Belgrad Kapı'da tören düzenlenecek. Buradaki törenlerde, İstanbul'un fethi canlandırılacak.

İstanbul Müftülüğü'nce de Fatih Camisi'nde 555 hatim okutulacak. Camilere bayraklar asılacak, cami minareleri ışıklandırılacak. Çeşitli camilerde Fatih Sultan Mehmet, fetih şehitleri ve gaziler için mevlit okutulacak.

İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nce Sultanahmet, Eyüp Sultan, Eminönü Yeni ve Üsküdar Cedid Valide camilerine mahyalar asıldı.

Kaynak: www.zaman.com.tr ... »

25.05.2008 7
İstanbul kültür başkenti olmaya hazırlanıyor
İstanbul'un 2010 yılında Avrupa kültür başkenti olması dolayısıyla başlatılan çalışmalar tanıtıldı. Tüm İstanbulluların bu projeye ortak olması için çağrı yapıldı.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, "Topkapı Sarayı'ndan Zührevi Hastalıklar Hastanesi'ni çıkaramazsak bu proje saman alevine döner" dedi.

İstanbul 2010 yılında Avrupa'nın kültür başkenti olacak. Sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler ve hükümetin ortak hedefi İstanbul'un kültür varlıklarını görünür hale getirmek.

2010 Kültür Başkenti Yürütme Kurulu Başkanı Nuri Çolakoğlu, "Bu unvanı veren jürinin açıklamasından sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dediği gibi bu aslında İstanbul'u geri kazanım projesi" dedi.

Planlamada Atatürk Kültür Merkezi gibi mekanların teknolojiye uygun yapılandırılması, Topkapı Sarayı'nın yenilenmesi ve vakıf eserlerinin restorasyonu var.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da planlamadan bahsederken İstanbul'a "gaddarca davranıldığı"nı söyledi.

Günay, "Süleymaniye'nin Yazma Eserler Kütüphanesi'nin yanına İstanbul'da başka yer yokmuş gibi doğumevi sıkıştırılmış ve duruyor. Orada külliyeler çoğu metruk, evsizlerin yatakhanesi şeklinde duruyor. Düşünebiliyor musunuz? Topkapı Sarayı'nın avlusunda Zührevi Hastalıklar Hastanesi var. Matbaa ve matbaa lisesi var. Bunların acilen oradan çıkarılması gerekiyor. Yüksek sesle söylüyorum. Hızla çıkarılması gerekiyor" diye konuştu.

2010 projesi için iş dünyasından da destek bekleniyor, maddi destek vergi matrahından düşülebilecek.

Kaynak: www.cnnturk.com ... »

21.05.2008 6
Çarpıcı fotoğraflarla bin yıllık gelenek...
Sarıkeçililer 'gizli saklı' göçmeyi öğrendi. Binlerce yıldır hiçbir ormanı kurutmamış keçileri artık günahkâr... Bu yıl da para cezası ödemeyi göze alıp yola çıktılar. Ya seneye?... Bir büyük açmazdalar: "Göçsek göçemeyiz, kalsak kalamayız."

Develerle göçen insanlara uçakla ulaşmaktaki tuhaflık... Bu topraklarda hayat kaç boyutlu yaşanır? Kıl çadıra 'evim' diyen kadın, alışageldiğimiz hiçbir konfora sahip değil. Gerçek konfor ne? Kıl keçede ya da koltukta oturmak... Keçilerin dilinden anlayan ve kayalarda tıpkı onlar gibi zıplayan genç kızlar rüyalarında ne görür? Yörükler, hayvanlarını otlatmak için göçtüklerini söyler; ama işin doğrusu yürümeyi sevdiklerinden göçerler. Seher vakti çadırı sökmekte nasıl da acele ettiklerini görmesek! Bir intizam içinde yola dizilirler ve böylece hayat kaldığı yerden devam eder... Ağaçların arasından ve nehirlerden geçerken neşeli bir türkü söylüyor gibi görünürler. Güneşin, dağların ve rüzgârın çocukları yol serüvenlerinin küçücük bir bölümüne bizi de kabul ettiler. Mersin'in Aydıncık ve Gülnar ilçeleri civarında geçirdiğimiz üç gün, onları tanımamıza değil belki; ama sevmemize yetti. İşte size, üç koca günü anlatan bir Yörük Güncesi...

GÜNLERDEN PAZARTESİ, GÖÇ NE ZAMAN?

Geceyi geçirdiğimiz beton kovuktan çıkamadık henüz. Gün ağarmadan kalkıp, Balkan ezgileri kadar coşkulu, şenlikli, keçeli, develi bir göç katarıyla yola koyulmayı umuyorduk hâlbuki. Son nisan yağmurlarından biri yağıyor. Yörükler yağmurda göçer mi? Göçmezlerse ve bu yağmur günlerce sürerse... Öyle olmuyor, güneş parlamakta gecikmiyor ve nihayet dağdaki Yörük çadırlarından birine konuk olabileceğimiz söyleniyor. Bugün göçülür mü? Hâlâ bilmiyoruz; ama bir söz var bildiğimiz: "Varamadığın köyün, yakınında uyu." Göçemesen de bir kıl çadırda konakla yani...

Kerim Karadayı'nın dağdaki çadırı ağaçlar arasında belirdi işte, ev sahipleri dışarıda bizi bekliyor, karşılıklı gülümsüyoruz, her şey olması gerektiği gibi; fakat tam da böyle zamanlarda keyfimizi kaçıran bir ses gelip yokluyor yine. "Gözlem yapmaya gidiyorsun işte, meraklı gözlerle çadırı inceleyecek, eşyaların duruşuna ve kelimelere bir anlam vermeye çalışacaksın. Sürekli bakacak ve sorular soracaksın; ama bakalım layıkıyla anlayacak mısın?"

Çadırın kapısı yok. Kuruntularımız çamların arasından mavi semaya dağılabilir. 'Merhaba' diyen herkes keçe kilimin üzerinde bir yer bulabiliyorsa kendine, endişeye mahal yok. Farz edelim biz, komşu obanın Yörükleriyiz de geçerken az soluklanalım biraz da serinleyelim istedik. İçeride ateş yanıyor, ateşin üzerinde isli bir demlik. Bu demliği daha sonra da göreceğiz, başka bir Yörük çadırında...







Kaynak: www.zaman.com.tr ... »

20.05.2008 5
Atatürk en büyük lider
Kasım CİNDEMİR / WASHINGTON

ABD’de Brown Üniversitesi öğretim görevlisi Profesör Arnold Ludwig, geliştirdiği bir metodoloji sonucunda, Atatürk’ün 20. yüzyılın en büyük siyasi lideri olduğunu ortaya koydu.

’Dağın Arslanı: Siyasi Liderliğin Doğası’ adlı kitabın yazarı Prof. Ludwig, Amerika Atatürk Derneği’nin (ASA) toplantısında, geliştirdiği ’siyasi büyüklük skalası’ ile, Atatürk’ü işbaşındaki ABD Başkanı George W. Bush ile karşılaştırdı. Sonuçta, Bush 15 puan alırken Atatürk 32 puan topladı. Ludwig’in çalışmasında, Nelson Mandela 20 puan, Winston Churchill 22 puan ve Bill Clinton da 15 puan almıştı.

Mao’dan 2 puan yüksek

Ludwig’in daha önce yaptığı çalışmada, Atatürk 31 puan ile birinci olurken, Mao Zedong ve Franklin D. Roosevelt 30 puanla ikinci olmuştu. Aynı çalışmada, Charles De Gaulle altıncı, Woodrow Wilson 15. olmuş ve Ronald Reagan da 25 numarada yer almıştı. Psikiyatrist olan Prof. Ludwig, ’kültürel özellikler ve önyargılardan arındırılmış’ bir yöntemle dünya liderlerini 11 ayrı kategoride değerlendiriyor. Her kategoride liderlere 0 ile 3 arasında puan verilirken, sadece iki kategoride 0 ile 5 arasında puan verilebiliyor. Bu kategoriler, sıfırdan ülke yaratmak, toprakları genişletmek, iktidarda kalınan süre, askeri başarı, sosyal tasarım gücü, ekonomik başarı, devlet adamlığı, ideoloji ortaya koyma, ahlaken örnek olma, siyasi miras ve ülkenin nüfusu olarak sıralanıyor.

Kaynak: www.hurriyet.com.tr ... »
Sayfalar: <<  1  2  3  [4]  5  >>  
Kayıta git No.  
Top
İlanlar
Seyahat Acentası / Travel Agency
Sinop'da tek yetkili THY, ÖGER Türk Tur, Pegasus, SunExpress ve Anadolu Jet satış acentası!
Turkish AirlinesPegasus AirlinesAnadlouJetSunExpressÖger Tur Türk
Sinope Tours
Adres: Kıbrıs Cad. 3/A, 5700 Sinop
Tel.: +90 (368) 261 79 00
Fax: +90 (368) 261 08 10
Gsm: +90 (532) 744 12 60
Email: travel@sinopetours.com
Web: www.sinopetours.com ... »
Almanya vizesi için Almanca dil kursları!
ALMANYA VİZE YASASINDAKİ SON DEĞİŞİKLİĞE GÖRE AİLE BİRLEŞİMİ İÇİN ALMANYA’YA GİDECEKLERE ALMANCA İMTİHANI KAZANMAK ŞART

VİZE ALMAK İÇİN, Yeni Alman Vize Yönetmeliğine göre, aile birleşimi amacıyla Almanya’ya gidecek Türk Vatandaşları, öngörülen Almanca İmtihanını kazandıklarına dair belgeyi Almanya konsolosluğuna ibraz etmek zorundalar.

Bu konu ile ilg ... »
Biliyormuydunuz?
Sponsorlarımız:
Turkishvision Information Platform
www.turkishvision.com ... »
Anketler
Sinop'ta veya Türkiye'de Atom Santrali yapılmasını istiyor musunuz?
Hayır
Emin değilim
Evet
Daha fazla ... »
Mustafa Kemal Atatürk
... is turkish vision!
Haftanın yorumu
Burada yorum yayınlamak istermisiniz?

Yorumunuzu (en fazla 500 simge) email veya iletişim formu ile gönderin bize, burada haftanın yorumu olarak 1 hafta süreyle yayınlayalım! Yorumlar bize ulaşım sırasına göre yayınlanacaktır.
Haftanın duyurusu
Burada duyuru yayınlamak istermisiniz?

Yapmak istediğiniz duyuru metnini (en fazla 500 simge) email veya iletişim formu ile gönderin bize, burada haftanın duyurusu olarak 1 hafta süreyle yayınlayalım! Duyurular bize ulaşım sırasına göre yayınlanacaktır.
Firefox is the best browser to view this site! Please promote Open Source Software Products!
Home | İletişim | Üye girişi
Ziyaretçiler: 1126066 (Bugün: 121)