Atatürk www.turkishvision.com
Home | İletişim | Üye girişi EnglishEnglish | TürkçeTürkçe | DeutschDeutsch
Arama
Ana sayfa
Güncel
Forum
Forum Yorumlar
Duyurular
Ekonomi
Sağlık
Yaşam
Bilim & Teknoloji
Kültür & Tarih
Serbest Yorumlar
Şikayetler
Anketler
Komik
Fıkralar
Atom Santraline karşı imza kampanyası
Serbest yorum yaz
Duyuru yaz
Şikayet yaz
Sinop
Üye girişi
Üye ol
Şifremi gönder
Sayfayı öner
İletişim
Sponsorlarımız
Email
Kendimiz hakkında
Saturday, 11. September 2010
Güncel

21.10.2009 1605
Türkiye-İsrail: Düşünmesi gereken kim?
Radikal yazarı Cengiz Çandar Türkiye İsrail ilişkilerinde gözden kaçanları ve değişen dengeleri yazdı:

TÜRKİYE-İSRAİL: DÜŞÜNMESİ GEREKEN KİM?

Türkiye ile İsrail arasında ilişkiler giderek kötüleşiyor. Dar görüşlü bazı Amerikalılar için bu kabul edilemez bir durum, zira ABD'nin Ortadoğu'da iki 'demokratik müttefiki' var, biri İsrail diğeri Türkiye. Türkiye'nin 'demokratik olmayan' bölge ülkelerine yaklaşırken, 'demokratik' İsrail'den uzaklaşması kabul edilebilir bir şey mi?

Bu yaklaşımın altında üstü kapalı bir tehdit de sezilmiyor değil. Türkiye'nin -açıkçası Başbakan Tayyip Erdoğan'ın- İsrail'e böyle olumsuz bir tavırla davranmasının Türkiye'ye 'maliyeti' fena halde çıkar, Türkiye bundan zarar görür. Yani, iyisi mi yol yakınken Türkiye ayağını denk alsın.

Bunlar bitpazarına gönderilmesi gereken 'eski'ye ait kafa yapılarının bakış açıları ve değerlendirmeleri. 2009 yılının dünyasında Amerika'nın küresel çıkarları açısından Türkiye mi, yoksa İsrail mi daha önemli; tartışmaya değer.

Türkiye, ABD'nin Orta Asya'dan Kafkasya'ya, Balkanlar'dan Ortadoğu'ya kadar uzanan 'hayati çıkar alanları' bakımından son derece büyük öneme sahip. Amerika'ya bu 'kilit ve geniş jeopolitik havza'da İsrail'den edinebileceği bir fayda yok, hatta İsrail, Beyaz Saray'ın baş ağrısı. Geçen gün Strobe Talbott söyledi, Başkan Barack Obama'nın dünyada popülarite reytinginin en düşük olduğu ülke şu ara İsrail. Yüzde 10'un altındaymış.

Amerika'nın İsrail'i kollamak uğruna yaptığı her girişim, buna katılanın başına bela oluyor. Gazze'deki İsrail savaş suçlarını belirleyen ve üstelik bir Güney Afrikalı Yahudi'nin damgasını taşıyan Goldstone Raporu'nun BM İnsan Hakları Konseyi'nde oylanmasını Filistin lideri Mahmut Abbas'a baskı yaparak erteletti Amerika. Sonuçta, hem Rapor oylandı ve kabul edildi ve hem de Mahmut Abbas (Abu Mazen) Filistin halkı nezdinde iflah olmaz şekilde zora düştü ve bu iş siyasi rakibi Hamas'a yaradı.

Tecrübeli İsrailli gazeteci Nahum Barnea, İsrail hükümetinin Amerika'nın Türkiye'yi İsrail'e karşı zapturapt almasını beklediğini belirtiyor. İsrail hükümetinin beklentisi demek ki bu.

Türkiye'de 10 yıldır Amerika'yı etkilemek için İsrail ile iyi ilişkilerin şart olduğu düşünülüyordu. Yani, Washington yolu Tel Aviv'den geçer gibi bir anlayış yaygınlaştırılmıştı. Şimdi, Tel Aviv, Ankara'ya Washington üzerinden ulaşmaya çalışıyor.

Amerika'nın İsrail'e müzahir olmaya kalkışmasına uyum gösteren kendini yakıyor, Mahmut Abbas örneğinde olduğu gibi.

***

Şu değerlendirmeye ne diyorsunuz:

"Yıllarca İsrail ABD'nin kayıtsız şartsız desteğinin davranışlarının sonuçlarından kendisini korumak için yeterli olduğunu düşünerek hareket etti. Bu yüzden geçen hafta (Türkiye'den gelen tepki) onun için görülmemiş ölçüde travmatik oldu.

Hiçbir intihar eylemcisi kendisini havaya uçurmadı ve hiçbir roket ya da havan mermisi düşmedi, ama Türkiye'nin burnunu sürtmesi ve BM İnsan Hakları Konseyi'nden çıkan oy İsraillileri amaçsız bir bombardımandan daha fazla sarstı. Bu iki olay İsrail'in geçen kış 1400 Filistinliyi öldürdükleri ve Gazze'yi harabeye çevirdikleri saldırı için artan bir siyasi bedel ödemekte olduklarına işaret ediyor."

'The National' adlı gazetenin Tony Karon imzalı yazısından.

Türkiye-İsrail ilişkilerinin geldiği dayandığı nokta kimse için sürpriz olmamalı. Bundan

10 yıl önce askeri işbirliği akıl almaz boyutlara çıkarılarak iki devlet arasında 'balayı' başladığı vakit, bunun hararetli destekçilerini, özellikle İsraillileri sinirlendirecek şekilde İsrail televizyonuna da konuşmuştum, İsrail yanlısı Amerikan düşünce kuruluşlarında da.

İsraillileri, bu 'balayı' ilişkisinin sahici bir ilişki olmadığı, hastalıklı olduğu ve Türkiye halkının iradesine değil, 28 Şubatçı 'asker-sivil' ekibin siyasetine dayandığını söylemiştim. Bunun Türkiye'de 'demokratik bir iktidar yapısı' oluştuğu vakit böyle süremeyeceği uyarısını yapmıştım.

İsrailliler, Türkiye halkının duygularını ve seçilmiş temsilcilerini pek nazar-ı itibara almadılar. Türkiye 'devleti' ve 'askeri kurum'la kurdukları ilişkiyi yeterli ve ebedi sandılar. Türkiye 'demokratikleştikçe', İsrail ile ilişkinin böyle sürmesi imkânsızdı.

Gazze, Türkiye'de yüzde 47'lik seçmen desteğiyle hükümet kurmuş, Ortadoğu'da etkili olmayı hedef alan bir iktidar dönemine denk geldi. 'Balayı' bitti. Halktan halka kurulan bir ilişki değildi zaten. Derinliği yoktu.

***

Türkiye-İsrail ilişkilerindeki bozulmanın 'faturası'nın Türkiye tarafından ödeneceğini düşünenler yanılıyorlar. İsrail'in saygın Haaretz gazetesi önceki günkü 'Gereksiz Düello' başlıklı başyazısında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'nin Suriye ile başlayabilecek müzakerelerde güvenilir arabulucu artık olamayacağını bildirmesini

sert bir şekilde eleştiriyordu.

Haaretz, başyazısını şöyle bitirmişti:

"Eğer güvenilir arabulucular listesinden çıkarılırsa bundan zarar görecek olan Türkiye değildir. Daha ziyade, gelecekteki görüşmeleri kolaylaştıracak önemli bir iletişim kanalını kapatmış olacak olan İsrail'dir."

Sağcı Jerusalem Post ise dünkü sayısında İsrailli bakanların 29 Ekim resepsiyonuna katılıp katılmamak konusunda ikiye bölündüklerini haber veriyordu. Enformasyon ve Diaspora Bakanı Yuli Edelstein katılmayacakmış; "Yüzümüze tükürecekler ve yağmur yağdı diyeceğiz.

Gitmeye niyetim yok ve bakan arkadaşlarımın da öyle davranmalarını umut ediyorum" demiş. Bilim ve Teknoloji Bakanı Daniel Hershkowitz de gitmeyecekmiş.

Buna karşılık Ticaret ve Çalışma Bakanı -tecrübeli bir politikacı ve askerdir- Binyamin Ben-Eliezer, Türkiye ile ilişkileri 'stratejik' olarak nitelemiş ve 'her ne pahasına olursa olsun korunması gerektiğini' belirtmiş. O katılacakmış.

Görüldüğü gibi, İsrail, Türkiye ile ilişkilerini tartışıyor ve hükümeti eleştiriliyor.

Türkiye'de komplekslenmeye ve bozgunculuğa gerek yok. İsrail'in 'dokunulmazlığı' olmamalıydı ve Türkiye bunu kaldırdı. Az iş değildi.

Ama yapıldı ve 'faturası' Türkiye'den ziyade, buna yol açan İsrail'e çıkabilir.

Bu konuda da 'ezber bozma' zamanıdır...

Kaynak: www.zaman.com.tr ... »

16.09.2009 1604
Avrupa Konseyi'nden Yunanistan’a Batı Trakya uyarısı
Avrupa Konseyi’nin Irkçılık ve Hoşgörüsüzlükle Mücadele Komisyonu (ECRI), yayımladığı raporda Yunanistan’ı Batı Trakya konusunda uyardı

Raporda, dini azınlıklara yönelik ayrımcılık ve önyargıların kaynağı olarak Yunan Ortodoks Kilisesi gösterildi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Yunanistan’ın Batı Trakya’daki Müslüman azınlığa yönelik ihlallerini belirlediği kararlarına atıf yapılan raporda, diğer din ve inançlara yönelik ayrımcılıkla etkin şekilde mücadele edilmesi isteniyor. Batı Trakya Türklerinin kendilerini istedikleri gibi tanımlama hakkına saygı gösterilmesini talep eden ECRI, müftü, imam ve minarelerin uzunluğu gibi sorunların diyalog yoluyla aşılması gerektiğinin altını çizdi. Yunanistan, raporla ilgili yanıtında kilisenin devlet işlerindeki rolünün abartıldığı yönünde görüş bildirdi.

ECRI, İsviçre hakkında yayımladığı raporda da, Balkan ve Afrika ülkeleri ile Türkiye’den gelen göçmenlere ayrımcılık yapıldığını bildirdi. Raporda bu bölgelerden gelen göçmenlerin iş ve konut edinme ile mal ve hizmet alımında ırkçı uygulamalarla karşılaştıkları belirtildi.

---------------
Avrupa Konseyi'nden Yunanistan’a uyarı

Avrupa Konseyi, Yunanistan'da ırkçılık ve yabancı düşmanlığı ile ilgili raporunu açıkladı. Raporda Atina'ya, Batı Trakya Türk/Müslüman azınlığına yönelik politikaları konusunda çeşitli eleştiriler yöneltiliyor.

Avrupa Konseyi'nin ırkçılık ve yabancı düşmanlığıyla mücadele konularındaki organı olan ECRI'nin, Yunanistan hakkında hazırladığı dördüncü denetim raporu dün Strasbourg'da açıklandı.

Batı Trakya'daki Türk ve Müslüman azınlığın maruz kaldığı insan hakkı ihlallerinin ön plana çıkarıldığı raporda, ülkedeki dini azınlıklara yönelik ayrımcılık ve önyargıların kökeninde Yunan Ortodoks Kilisesi'nin bulunduğu görüşü dile getiriliyor.

Yunan Ortodoks Kilisesi'nin Yunan kamusal yaşamında önemli rol oynadığına vurgu yapan ECRI, kilisenin bu nedenle ülkedeki dini azınlıklara yönelik ayrımcılık ve önyargıların "kaynağı" olmaya devam ettiğini belirtiyor. ECRI bu tezini büyük ölçüde Atina'nın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde kaybettiği din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili davalara dayandırıyor.

Yunan hükümetinin yanıtı

Raporun bu bölümüne şiddetle karşı çıkan Yunan hükümeti, ECRI'ye gönderdiği yanıtta, Ortodoks kilisesinin devlet işlerindeki rolünün "abartıldığını" savundu. Ancak Atina, "tarihi nedenlerden" ve "Yunan halkının çoğunluğunun kiliseye bağlı olmasından ötürü", Yunan kilisesinin halk arasında "özel bir prestije sahip olduğunu" da itiraf etti.

Raporda, Batı Trakya Türkleri ve Müslüman azınlık için önem taşıyan, kısaca 19'uncu madde olarak bilinen eski Yunan vatandaşlık kanunu, istihdam ve eğitimde ayrımcılık, örgütlenme özgürlüğü, müftü ve tayinli imamlar konusu, vakıflar ve kendi kimliğini tanımlama gibi sorunlar da gündeme getiriliyor.

ECRI, Batı Trakya Türklerinin kendilerini istedikleri gibi tanımlama haklarına saygı duyulması ve örgütlenme özgürlüklerinin önündeki engellerin kaldırılmasını istiyor.

Batı Trakya'daki müftü, tayinli imamlar ve minare sorunlarının, Müslüman toplulukla diyalog kurularak ve ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları dikkate alınarak çözümlenmesi çağrısı yapılıyor.

Batı Trakya Türkleri rapordan memnun

Atina'da cami inşası ve Müslüman mezarlığı önündeki engellerin kaldırılmasını talep eden ECRI, Yunanistan'daki okul kitaplarında Ortodoks olmayanlara yönelik olumsuz ifadelerin de düzeltilmesi gerektiğini söylüyor.

ECRI raporu Batı Trakya Türkleri tarafından memnuniyetle karşılandı. Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu, raporu, “eksiklerine rağmen olumlu bulduğunu” belirten yazılı bir açıklama yayımladı.

Avrupa Konseyi üyesi devletlerin, kendi alanında Avrupa'nın devletlerarası referans organı olan ECRI'nin rapor ve tavsiyeleri çerçevesinde, ırkçılık, ayrımcılık ve yabancı düşmanlığıyla mücadele konusundaki yasal mevzuatlarını Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirmeleri gerekiyor.

Ankara da AİHM’de mahkum oldu

Öte yandan, Strasbourg merkezli bir diğer Avrupa Konseyi organı olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de dün Türkiye hakkında geçtiğimiz yıllarda açılmış 6 değişik davada karar açıkladı. Mahkeme, bu davalardan 4'ünde, Ankara'nın PKK üyesi olmak suçundan mahkum ettiği davacıları adil yargılamadığı soncuna vardı. Ankara bu dört davacıya 30 bin Euro'nun üzerinde maddi ve manevi tazminat ödemekle cezalandırıldı.

Kaynak: www.abhaber.com ... »

11.08.2009 1603
Nabucco gerçekleşme yoluna girerse Türkiye AB üyeliği hedefini vurmuş olacak
Deutschlandradio Türk Rus enerji anlaşmalarıyla ilgili yaptığı analizde ''eğer Nabucco gerçekleşme yoluna girerse Türkiye AB üyeliğini hedefini vurmuş olacak'' yorumunda bulundu.

Deutschlandradio'nun konuyla ilgili haberi şöyle:

''Artık yavaş yavaş ibrenin yeniden yukarı dönmesi umut edilirken Doğu'dan Batı'ya enerji akımı yakında yeniden sağlam bir iş imkânlarına dönüşecek. Güney Akım projesi transit ülke Bulgaristan'daki son hükûmet değişikliğinden kaynaklanan sorunlarıyla boğuşurken Nabucco özellikle Türkiye'de büyük memnuniyete neden oldu. Yevgeni Utkin, doğal gazın –ve muhtemelen Güney Akım'dan da önce- tüm yönlerden Avrupa'ya bağlanması hâlinde Türkiye'nin birden bir kilit konuma yükseleceğini anlatıyor. Utkin, "Türkiye çok para kazanacak. Hesaplandığında Türkiye yılda bir milyar dolar kazanç sağlayabilecek. Bu, Avrupalıların Türkiye'ye ödemeleri gereken bedel olacak. Fakat Türkiye için işin ekonomik çıkarının yanı sıra bir de stratejik çıkar yönü bulunuyor. Türkiye bir süredir AB'ye üye olmayı istiyor. AB'nin bazı üyeleri buna razı, bazıları ise değil. Türkiye Avrupa'ya akacak gazın ana geçiş ülkesi konumuna yükseldiğinde Türkler haklı olarak çıkıp şunu söyleyebilir: Biz Avrupalıyız çünkü Avrupa'ya gazı biz gönderiyoruz." şeklinde konuştu. Rusya'da öz proje Güney Akım başka hiçbir Orta Asya ülkesinin sağlayamayacağı derecede güvenle doğal gaz sevkiyatı sağlamasından ötürü övülmeye devam ediliyor. Moskova, Nabucco borularının boş kalacağından emin. Buna karşın Berlusconi ise tüm taraflar nezdinde kazığı sağlama bağlamış oldu: Nabucco Projesi, beklentilerin aksine birinci gelecek olursa, Türkiye'nin bir an evvel AB'ye alınması yönündeki talebiyle hedefi vurmuş olacak."

Kaynak: www.abhaber.com ... »

30.07.2009 1602
Almanya'daki Türk kızları şaşırttı
A.A.

Almanya'da yaşayan Türk kızları ile ilgili araştırmanın sonuçları şaşırtıcı oldu.

Almanya'da yapılan bir araştırma, bu ülkede yaşayan Türk kızlarının kendilerine, bugüne kadar tahmin edilenden çok daha fazla güvendiklerini ortaya koydu.

Würzburg Üniversitesinin araştırmasına göre, yaşları 12 ile 17 arasında değişen Türk kızları, boş zamanlarını nasıl değerlendirecekleri ve gelecekte ne yapmak istedikleri konusunda çok kesin görüşlere sahip.

Araştırmayı yürüten Heinz Reinders, yaptığı açıklamada, “Araştırmanın ilginç yanı, Türk kızlarının bu konularda diğer yaşıtlarına göre çok daha ileride olmaları” değerlendirmesinde bulundu.

Bu araştırma için 2005-2008 yılları arasında 830 Türk gencine çeşitli konularda soruların sorulduğu kaydedildi.

Kaynak: www.hurriyet.com.tr ... »

18.07.2009 1601
Clinton:Türkiye yükselen küresel güç
‘Kızağa çekildiği’ söylenen ABD Dışişleri Bakanı Clinton, dış politika gündemli kapsamlı bir konuşma yaparak sessizliğini bozdu. Clinton, Türkiye’yi yeni dönemde yükselen küresel güçler arasında saydı.

ABD Başkanı Barack Obama’nın hiçbir dış gezisine katılmadığı için ‘yedeğe çekildiği’ söylentilerine konu olan Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, sessizliğini bozdu. Clinton, Dış İlişkiler Konseyi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’yi yeni dönemde yükselen ülkeler arasında saydı. ‘21. Yüzyılın sorunlarını 19 ve 20. yüzyıl metodlarıyla çözemeyiz. Tek yönlü diplomasi artık işlemez’ diyen Clinton, Obama yönetiminin dış politikada çok partnerli bir çizgi izleyeceğini belirtti. Bakan, Çin, Hindistan, Rusya ve Brezilya’nın yanında Türkiye, Endonezya ve Güney Afrika gibi ‘büyük ve yükselen küresel güçlere’ özel bir önem vereceklerini söyleyerek, ‘Bu ülkeler, nükleer silahsızlanma, terörle mücadele, ekonomik gelişme ve küresel ısınma gibi konularda bizim öncelikli partnerlerimiz olacaklar’ şeklinde konuştu.

İSRAİL’İ TANIYIN ÇAĞRISI

Ortadoğu barış sürecine de değinen Clinton, Arap ülkelerini İsrail’i tanıma yönünde adımlar atmaya çağırdı. İran’da güvenlik güçlerinin göstericilere yönelik sert müdahalesini ‘şaşkınlık ve endişe ile izlediklerini kaydeden Clinton, İran’ın uluslararası toplumun güvenini kazanması halinde barışçı amaçlarla nükleer enerji üretebilme imkanı olduğunu vurguladı. Clinton, ‘İran’ın önünde tarihi bir fırsat var ancak bu pencere sonsuza kadar açık kalmayacak’ dedi.

ABD Kongresi’nde sürpriz Türkiye tasarısı

ABD Temsilciler Meclisi’ne sunulan bir tasarıda Türkiye’nin, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla kutlanması önerildi. Tasarı, Cumhuriyetçi Partili North Carolina eyaleti milletvekili Virginia Foxx ve diğer 11 milletvekili tarafından sunuldu. Tasarıda, Türk halkı ve hükümetinin, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla kutlanması, Türkiye’nin ABD’nin en önemli stratejik ortaklarından biri olduğunun vurgulanması, ülkenin bölgede istikrar kaynağı olmasından dolayı tebrik edilmesi ve Türkiye’ye, terörizmle mücadeledeki küresel çabalara katkısından dolayı teşekkür edilmesi öneriliyor.

Kaynak: www.abhaber.com ... »
Sayfalar: <<  1  [2]  3  4  5  6  7  8  9  10  >>  11-20  21-30  31-40  41-50  51-60  61-70  71-80  81-90  91-100  101-102  
Kayıta git No.  
Top
İlanlar
Seyahat Acentası / Travel Agency
Sinop'da tek yetkili THY, ÖGER Türk Tur, Pegasus, SunExpress ve Anadolu Jet satış acentası!
Turkish AirlinesPegasus AirlinesAnadlouJetSunExpressÖger Tur Türk
Sinope Tours
Adres: Kıbrıs Cad. 3/A, 5700 Sinop
Tel.: +90 (368) 261 79 00
Fax: +90 (368) 261 08 10
Gsm: +90 (532) 744 12 60
Email: travel@sinopetours.com
Web: www.sinopetours.com ... »
Almanya vizesi için Almanca dil kursları!
ALMANYA VİZE YASASINDAKİ SON DEĞİŞİKLİĞE GÖRE AİLE BİRLEŞİMİ İÇİN ALMANYA’YA GİDECEKLERE ALMANCA İMTİHANI KAZANMAK ŞART

VİZE ALMAK İÇİN, Yeni Alman Vize Yönetmeliğine göre, aile birleşimi amacıyla Almanya’ya gidecek Türk Vatandaşları, öngörülen Almanca İmtihanını kazandıklarına dair belgeyi Almanya konsolosluğuna ibraz etmek zorundalar.

Bu konu ile ilg ... »
BILIYORMUYDUNUZ?
Sponsorlarımız:
Sinop Erfelek Incirpinari Köyü Sosyal Yardimlasma ve Kalkindirma Dernegi
www.incirpinari.org.tr ... »
Anketler
Sinop'ta veya Türkiye'de Atom Santrali yapılmasını istiyor musunuz?
Hayır
Emin değilim
Evet
Daha fazla ... »
Mustafa Kemal Atatürk
... is turkish vision!
Haftanın yorumu
Burada yorum yayınlamak istermisiniz?

Yorumunuzu (en fazla 500 simge) email veya iletişim formu ile gönderin bize, burada haftanın yorumu olarak 1 hafta süreyle yayınlayalım! Yorumlar bize ulaşım sırasına göre yayınlanacaktır.
Haftanın duyurusu
Burada duyuru yayınlamak istermisiniz?

Yapmak istediğiniz duyuru metnini (en fazla 500 simge) email veya iletişim formu ile gönderin bize, burada haftanın duyurusu olarak 1 hafta süreyle yayınlayalım! Duyurular bize ulaşım sırasına göre yayınlanacaktır.
Firefox is the best browser to view this site! Please promote Open Source Software Products!
Home | İletişim | Üye girişi
Ziyaretçiler: 1126075 (Bugün: 130)